Asiye Eroğlu
Orta Asya’nın en eski yerleşim
yerlerinden birisidir Buhara. Şehrin 2.500
yıllık bir geçmişi vardır. Doğu ve Batı’yı
birbirine bağlayan Buhara sadece
ticaretin değil ilmin ve bilimin de
merkezidir. Zengin ve köklü tarihinin yanı
sıra nice alim ve bilimadamına da ev
sahipliği yapmıştır. Türk-İslam dünyasında
saygın bir yere sahip Buhara, İpek Yolu
üzerinden kültürlerin, dinlerin ve
ticaretin kesişme noktası olmuştur.
Şehir
"Kubbet-ül
İslam"
olarak
adlandırılır. Yani İslam dininin kubbesi.
Türk-İslam dünyasında "Yedi Pir" diye
bilinen Hoca Abdülhalık Gucdevani, Hoca
Muhammed Arif er- Rivegeri, Hoca
Mahmud Encir Fağnevi, Hoca Ali
Rametani, Hoca Muhammed Baba
Sammasi, Seyyid Emir Külal ve Bahauddin
Nakşibend gibi Nakşibendi tarikatının
büyüklerini yetiştiren Buhara, İslam
medeniyetinin merkezi haline gelmiştir. giren Buhara, 1533'ten Sovyet Rusya’nın
1920'deki
işgaline
kadar
Buhara
Emirliği'nin merkezi oldu. Ata diyarı
topraklar tarih boyunca birçok savaş ve
yıkıma şahitlik etti.
Genelde Özbekistan, özelde Buhara uzun
yıllar Sovyet işgali altında olmasına ve
görünümünden çok şey yitirmesine
rağmen günümüzde halâ ayaktalar.
Kentte camiler, türbeler, kapalı çarşılar
bugüne kadar varlıklarını koruyabilen
özgün yapılardır. Samanoğlu İsmail
Türbesi, Hazara Camisi, Kalan Minaresi,
Muğak Attari Camisi ve Mescid-i Cuma,
Uluğbey Medresesi, Mir Arap Medresesi,
Abdülaziz Han Medresesi, Emir Kalesi,
Nakşi Bendi Türbesi, Ark Kalesi kentteki
en önemli tarihi yapılardır.
Devlet korumasına alınmış 700 ‘e yakın
tarihi ve kültürel yapıt bulunuyor.
Buhara, 1993'de BM Eğitim, Bilim ve
Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından
Dünya Mirası Listesi'ne alındı.
Samaniler, Karahanlılar, Moğollar, Timur
ve Şeybaniler devletlerinin egemenliğine Ana yurdumuzdan ata yurdumuza selam
olsun.
58