Dilhâne Mart 2019 mart2019 | Page 56

Hatta onu gördüğümüz yere tekrar gitmiştim ama bulamamıştım. Bu yaşıma kadar adım nüfûsa yazıldı, okul defterine, üniversite diplomasına yazıldı hattâ iş başvurusuna yazıldı. Hiçbiri bu meczubun defterine yazıldığım kadar önemli gelmemişti. 2 gündür “Bir deftere yazıldık ama ne defteri…” diyordum. Bunları düşünerek geçmişti 2 günüm. Geçen 2 gün sonrasında internette haberleri kontrol ediyor, bizim şehirle ilgili haberleri tarıyordum. Derken bir haberin yanındaki fotoğraf gözüme ilişti. Hemen haberin içeriğine tıkladım. Haberin içeriğindeki fotoğraf pek tanıdıktı. Evet, evet bu o defterdi. Hani 2 gün önce gördüğüm meczubun defteri… Hatta biraz daha büyüttüm, ekrana doğru yaklaştım. Adımı soyadımı, attığım tarihi, selâm yazdığımı gördüm ve birden ürperdim. Haber şuydu: Eskişehir Oto Sanayisi’nde Cinayet! Polislere hakaret eden grubun konuşmalarını duyan, isminin Selami A. Olduğu öğrenilen zihinsel engelli adam, gruptaki adamlara karşı bağırmaya başladı. Gruptakiler de onun bağırmalarına karşılık, zihinsel engelli Selami A’nın çantasında taşıdığı jopla darbederek Selami A’yı öldürdü. Zanlıların iddialarında: “Aramızda konuşuyorduk. Arkadaşlardan biri, kırmızı ışıkta geçmiş. Polis bunu görünce ceza yazmış. Bu duruma çok sinirlenen arkadaşım, polise küfretmeye başladı. O ânda elinde gazete kağıdı olan adam, bize karşı bağıra bağıra gelmeye başladı. Sinirli olan arkadaşım da adamın üzerine yürüdü. “Adam polislere hakaret etmeyin. Onlar bizim polisimiz” diye bağırmaya devam ediyordu. Çok hızlı konuştuğu için çoğu kelimesini anlayamadım ama onun polisleri savunduğunu anlayan arkadaşım önce onu yumruklamaya başladı, sonra adamın büyük torbasından beyaz bir jop çıktı. 56