Dilhâne Mart 2019 mart2019 | Page 34

Atalarımızın da yıllardır bu şekilde okuyup yazmasına rağmen eski edebiyatı n'için anlamıyoruz? Eski edebiyatı geçtik, Yeni edebiyatı, hadi onu da geçtik günümüz edebiyatını anlıyor muyuz? Mesela bugün Sezai Karakoç yaşıyor, İsmet Özel yaşıyor; Atila İlhan, Cemal Süreya, Cahit Zarifoğlu, Necip Fazıllar daha aramızda yeni ayrıldılar, onları anlıyor muyuz? “Divan edebiyatı halk tarafından anlaşılmıyordu.” diye basmakalıp bir yargı vardır. Allah aşkına Fuzulî veya Şeyh Galip anlaşılmıyor da, Necip Fazıl, Sezai Karakoç, Cemal Süreya, Cahit Sıtkı, Cahit Zarifoğlu hemen şıp diye anlaşılıyor mu yani? Bu ne kadar temelsiz bir yargılamadır! Sanat, doğası gereği anlaşılmak için büyük çabalara muhtaçtır. Sanatın inşası için bir sanatçı ne kadar azim ve şiddetli emekler veriyor ve alın terleri döküyorsa, anlamak için de en azından o kadar bir emek ve ter ister. Mimar Sinan’ın yaptığı bir camiye, Karahisarî’nin yazdığı bir hat levhasına, Levnî’nin çizdiği bir minyatüre, Picasso’nun bir tablosuna, Dostoyevski’nin bir romanına, Mozart’ın bir senfonisine bir bakışta ne anlıyorsak Divan şiirine bir bakıştan da onu anlarız. Anlamak, Sisifosvari bitimsiz bir çabanın ürünüdür ve hiçbir şey mutlak anlamda zaten anlaşılmaz. Yolda olmaktır kutsanan, varmak değil. Peki, modern edebiyatın hakkını verebiliyor muyuz? İşte bu soru çok anlamlı. Yukarıda kısmen değinmeye çalıştım. Eski edebiyat, Divan edebiyatı anlaşılmıyor da sanki modern edebiyat hemencecik anlaşılıyormuş gibi konuşuluyor, yargılamalarda bulunuluyor. Sokağa çıkalım, halkımıza soralım, yaşayan bir şairimizden bir kaç mısra okuyalım bakalım ne anlayacaklar? Bir de şu var, anlamaları mı gerekiyor? Tabii ki hayır, sanatla iştigal çok profesyonel bir ilişki ağını gerektirir. Bana sorulsa eski insanların yüksek sanatlarla bugünkü insandan çok daha fazla içli dışlı olduğunu söylerim. O insanlar Mimar Sinan camilerinde namaz kılıyor, Karahisarî, Yesarî hatlarıyla göz göze geliyor, evinde, düğünde, seyranda, nişanda, nikâhta, ölümde, doğumda dünyanın en nitelikli şiirlerinden olan Mevlid’i dinliyor/okuyor; Yunus ilahileriyle kulaklarını terbiye ediyor, gönlünü diri tutuyordu. Bu anlamda bugünkü insanın bu yüksek sanatlarla irtibatı, alakası nedir? 34