Atalarımızın da yıllardır bu şekilde okuyup
yazmasına rağmen eski edebiyatı n'için
anlamıyoruz?
Eski edebiyatı geçtik, Yeni edebiyatı, hadi onu da
geçtik günümüz edebiyatını anlıyor muyuz?
Mesela bugün Sezai Karakoç yaşıyor, İsmet Özel
yaşıyor; Atila İlhan, Cemal Süreya, Cahit
Zarifoğlu, Necip Fazıllar daha aramızda yeni
ayrıldılar, onları anlıyor muyuz? “Divan edebiyatı
halk tarafından anlaşılmıyordu.” diye basmakalıp
bir yargı vardır. Allah aşkına Fuzulî veya Şeyh
Galip anlaşılmıyor da, Necip Fazıl, Sezai Karakoç,
Cemal Süreya, Cahit Sıtkı, Cahit Zarifoğlu hemen
şıp diye anlaşılıyor mu yani?
Bu ne kadar temelsiz bir yargılamadır! Sanat, doğası gereği anlaşılmak için büyük çabalara
muhtaçtır. Sanatın inşası için bir sanatçı ne kadar azim ve şiddetli emekler veriyor ve alın
terleri döküyorsa, anlamak için de en azından o kadar bir emek ve ter ister. Mimar Sinan’ın
yaptığı bir camiye, Karahisarî’nin yazdığı bir hat levhasına, Levnî’nin çizdiği bir minyatüre,
Picasso’nun bir tablosuna, Dostoyevski’nin bir romanına, Mozart’ın bir senfonisine bir
bakışta ne anlıyorsak Divan şiirine bir bakıştan da onu anlarız. Anlamak, Sisifosvari bitimsiz
bir çabanın ürünüdür ve hiçbir şey mutlak anlamda zaten anlaşılmaz. Yolda olmaktır
kutsanan, varmak değil.
Peki, modern edebiyatın hakkını verebiliyor muyuz?
İşte bu soru çok anlamlı. Yukarıda kısmen değinmeye çalıştım. Eski edebiyat, Divan
edebiyatı anlaşılmıyor da sanki modern edebiyat hemencecik anlaşılıyormuş gibi
konuşuluyor, yargılamalarda bulunuluyor. Sokağa çıkalım, halkımıza soralım, yaşayan bir
şairimizden bir kaç mısra okuyalım bakalım ne anlayacaklar? Bir de şu var, anlamaları mı
gerekiyor? Tabii ki hayır, sanatla iştigal çok profesyonel bir ilişki ağını gerektirir. Bana
sorulsa eski insanların yüksek sanatlarla bugünkü insandan çok daha fazla içli dışlı
olduğunu söylerim. O insanlar Mimar Sinan camilerinde namaz kılıyor, Karahisarî, Yesarî
hatlarıyla göz göze geliyor, evinde, düğünde, seyranda, nişanda, nikâhta, ölümde, doğumda
dünyanın en nitelikli şiirlerinden olan Mevlid’i dinliyor/okuyor; Yunus ilahileriyle kulaklarını
terbiye ediyor, gönlünü diri tutuyordu. Bu anlamda bugünkü insanın bu yüksek sanatlarla
irtibatı, alakası nedir?
34