Dilhâne Mart 2019 mart2019 | Página 32

Ahsen anlam olarak en güzel demek. Bir çocuk ne yapacak da en güzel olacak? Olamayacağı kesin. Ama niyet bunu bekliyor. O zaman ne olacak? Olacağı şu: Böylesi, anlamca kişiden çok fazla beklenti içeren kelimeleri isim olarak taşıyan kişiler çatışmacı, ben merkezli, iletişimi zor, egoları yüksek, bulunduğu ortamda farkedilmek isteyen, farkedilmezse hemen kırılan, dominant karakterli, arkadaş bulmaları zor, uyumsuz insanlar olacaklar demektir. Bugün isim meselesi maalesef bir "komedi", hatta traji-komik haline gelmiştir. İnsanlar “benim çocuğumun ismi kimsede olmasın” diye garip mi garip isimler buluyor ve bunun neticesi garip mi garip çocukları oluyor. O kadar garip ki, insan türünün daha önceleri böylesi sorunları ortaya çıkmamıştı. Her beklenti, her nimet muhakkak bir bedel ister. İsimler meselesine bu açıdan bakmak gerekiyor ve biz bu konuda ağır bedeller ödüyoruz. Çok geniş olan bu meseleye şimdilik bu kadarla değinmiş olalım. Bilindiği üzere Divan şiiri daha çok İran esaslıdır. Ancak farklı milletlere ait mitleri de bu edebiyatta görmek mümkün. Sizin de Eski Türk Edebiyatı'nın mitolojik yönelimlerini Divan şiiri çevresinde ele aldığınız çalışmalarınız var. Bu çalışmaların edebiyatımız için önemi nedir, çalışmalar sonucunda nasıl sonuçlar elde ettiniz? Mesela ilk elde ettiğim sonuç, “bilindiği üzere Divan şiiri daha çok İran esaslıdır” cümlesinin ne kadar tartışmaya açık olduğudur. Özellikle Tanpınar’ın ve daha sonraları da başkalarının ısrarla vurguladığı, “Divan şiirinin mitolojisi doğrudan Şehnâme’den gelir.” yargısının ne kadar genellemeci olduğudur. Aksine, Divan şiirinin mitolojisi Şehname’den gelmiyor, hatta mitolojik göndermeleri çoğunlukla Şehname ile örtüşmüyor. Divan şiiri, Çin, Hint, İran, Ortadoğu kavimleri, Yunan vb. pek çok mitsel kaynağa bizi refere ediyor ama mitolojisi doğrudan hiçbir kaynaktan veya milletten gelmiyor. 32