Dilhâne Mart 2019 mart2019 | Seite 25

Şimdi ben de kıyamıyorum hayatıma dokunan eşyalara bile. Ruhu incinir diye düşüyor kalbime. Yenileri geldikçe onlar emektar köşelerine çekilirler. Özledikçe eskiyi hasbihal ettiğimiz bile olur. Dostlar, arkadaşlar, selamlaştıklarımız, karşılıklı çay içtiğimiz ruhlar var birde. Onlara hepten ayrı bir ihtimam... Niye böyle olur bilmiyorum ama bu sebepten ötürü çoğu yerde yenilirim. Avuçlarım kanar. Kendime sayar dökerim. Gözlerimi kapatıp içime dönerim. Bir ses yayılır gökyüzüme. "Sevdiğinizin hatrına sabredin." Susarım. Bazen canım çok yanar. Ağlarım. Küserim, herkese hiddetlenirim. Omzuma bir el dokunur hafifçe "Kalbini incitene dua et ki; açılsın marifet kapıları" diye. Yutkunur amin derim binlerce kere... Ne kazanırım ne kaybederim. Hesap bilmem ben. Maşuğun sözünü dinlerim. Çocukluğumu, bahçemin güllerini özlerim. Bahçenin güllerini incitmeden seven bahçıvanını... Güllerim diye severdi onları babam. Sonra dönüp usulca fısıldardı kulağımıza, onlar bahçemin siz cennetimin güllerisiniz diye... Samimi duam, cennetim babam... 25