ZAMANI
ZAMANA
ŞİKAYET
Muhammed Ali Müftüzâde
Zarif ruhlu, asil insanların azalması,
toplum hayatımızdan çıkması, eşyaları
da, binaları da etkilemiş.
Eski eşyalar, binalar zarîf, nârin ve sanki
bir şeyler anlatmak istercesine anlam
yüklü. Yeni, modern eşyalar, binalar,
ucuzluğun, sahteliğin ve içi boş
gösterişin tecessüm etmiş hâli, gibi...
Eski binaları ve eşyaları sevmemin
nedeni, o eski mert, ince düşünceli, zarîf
ve asil insanları sevdiğimden dolayı mı
acaba?
Eskiler gerçekten farklı mıydılar? Yoksa
bu, hayalî bir umudun zan hâline gelmiş
şekli mi, bu zamanın insanlarından
kaçışın ve tiksinişin bir yan etkisi mi?
Bu zamandan istifa etmek, bu maskeli
balo'dan imtina etmek, bu zamanın
sahteliklerinden ictinab etmek mümkün
değil gibi.
Bu maskeli baloda, maskelilerden uzak
durmanın, maskeleri düşürmenin en
güzel yolu, maskesiz olmak belki de,
kimseye eyvallah demeden, nasılsan,
öyle olmak. İstenildiğin gibi değil,
istediğin gibi olmak, olduğun gibi
olabilmek...
İnsanlarla iyi geçinmek, onları memnun
etmek istiyorsan, yani gemini yürütmek
istiyorsan, senin de maske takman
gerekir diyorlar. Fakat en büyük hile,
hilesizliktir, dedikleri gibi, bence en iyi
maske, maskesizliktir.
Ve son olarak kendime ve sizlere
soruyorum, insanları memnun etmek
için gayret edilen ve böylece konforlu ve
dertsiz bir yaşamdan ibaret olan hayatın
anlamı nedir? Ve böyle bir hayatın
kaptanı kimdir? Yaratıcımızın bizden
istediği bir hayatı mı yaşıyoruz, hayat
gemimizin
istikametini
biz
mi
belirliyoruz, yoksa çevremizin bize
dayattığı bir yaşama mı tâbiyiz ve tâlibiz?
17