Dilhâne Mart 2019 mart2019 | Page 17

ZAMANI ZAMANA ŞİKAYET Muhammed Ali Müftüzâde Zarif ruhlu, asil insanların azalması, toplum hayatımızdan çıkması, eşyaları da, binaları da etkilemiş. Eski eşyalar, binalar zarîf, nârin ve sanki bir şeyler anlatmak istercesine anlam yüklü. Yeni, modern eşyalar, binalar, ucuzluğun, sahteliğin ve içi boş gösterişin tecessüm etmiş hâli, gibi... Eski binaları ve eşyaları sevmemin nedeni, o eski mert, ince düşünceli, zarîf ve asil insanları sevdiğimden dolayı mı acaba? Eskiler gerçekten farklı mıydılar? Yoksa bu, hayalî bir umudun zan hâline gelmiş şekli mi, bu zamanın insanlarından kaçışın ve tiksinişin bir yan etkisi mi? Bu zamandan istifa etmek, bu maskeli balo'dan imtina etmek, bu zamanın sahteliklerinden ictinab etmek mümkün değil gibi. Bu maskeli baloda, maskelilerden uzak durmanın, maskeleri düşürmenin en güzel yolu, maskesiz olmak belki de, kimseye eyvallah demeden, nasılsan, öyle olmak. İstenildiğin gibi değil, istediğin gibi olmak, olduğun gibi olabilmek... İnsanlarla iyi geçinmek, onları memnun etmek istiyorsan, yani gemini yürütmek istiyorsan, senin de maske takman gerekir diyorlar. Fakat en büyük hile, hilesizliktir, dedikleri gibi, bence en iyi maske, maskesizliktir. Ve son olarak kendime ve sizlere soruyorum, insanları memnun etmek için gayret edilen ve böylece konforlu ve dertsiz bir yaşamdan ibaret olan hayatın anlamı nedir? Ve böyle bir hayatın kaptanı kimdir? Yaratıcımızın bizden istediği bir hayatı mı yaşıyoruz, hayat gemimizin istikametini biz mi belirliyoruz, yoksa çevremizin bize dayattığı bir yaşama mı tâbiyiz ve tâlibiz? 17