Devlet ve Yönetime Nizam
Getirmiş Bir Yönetici: Nizamülmülk
Yazı
Gülay Süda
*Devlet işlerinde vazife yapanlar, başkalarının hakkına çok kolay ulaşabildikleri,
bütün gücü kendilerinde gördükleri için, yaptıkları her iş kayıt altında olmak
zorundadır. Devletin vazifelendirdiği birisi, mazlumun, yetim ve fukaranın
hakkını yerse, vay o devletin haline!
*Herkes liyakatine göre değerlendirilmelidir. Kişide aranması gereken şey mal
mülk değil hünerdir. Soyu sopu belli olan kimseler varken devlet vazifesi ne
idüğü belirsiz olanlara verilmemelidir. Devletin bekası için, ehil olmayan
kimselere iş buyrulmamalıdır.
*Devlet işlerinde dini bütün, Allah korkusu olan, haram yemekten kaçınan bir
yardımcıyı herkes ister. Ancak aksi durumda, yardımcı yerine bir casus
beslenmiş olur. Bu da devletin bekâsını temelinden sarsacak mahiyette bir
olumsuzluktur.
*Devlet işlerinde vazife yapanlar, iyi ya da kötü olabilirler. Halk, iyileri hayırla
anarken kötüleri nefretle yâd eder. Sevilen bir devlet adamı olmak varken,
arkasından kin duyulan biri olmak akıllı kimsenin yapacağı iş değildir. Zira
makam mevki geçicidir, kalıcı olan insanlık ve hayırseverliktir.
*Devlet adamı zulmetmemeli, zulmetmiyorsa bile vazifelendirdiği adamların
zulmedip etmediğini bilmelidir. Yoksa mazlumların ettiği ah, eninde sonunda
dönüp kendisini bulacaktır.
*Merhamet son derece güzel bir haslettir. İnsanoğlu yeri geldiği zaman
merhametli olmayı da bilmelidir. Acıma duygusu Allah korkusuyla birleşince,
adaletli bir devlet adamı ortaya çıkacaktır. Tarih kitapları, taş kalpli nice devlet
adamının kalıcı olmadığını ısrarla yazarken bu gerçeğe işaret etmektedir.
40