Dilhâne Ekim ekim | Page 37

Eşrefoğlu’nun Huzuruna Ayaklarımdan Evvel Gidiyor İdi Yüreğim… Yazı Tâhir Ceyhun Yıldız Bizi dünyada onlarla tanış etti ve dâr-ı ukbâda da onlarla haşr etmesi için tazarruda bulundum. Gitme vaktimiz gelmiş idi. İşte şimdi rü’yâdan uyanıyor idim. Gitme vakti geldiğinde ve sırtımı hazrete dönmeksizin çıkarken, Hazret’in, şeyhi Hüseyin Hamevî’ye söylediği ve okuduğumdan beridir zihnimde, çakılı duran o söz döküldü dudaklarımdan: “Sultanım bize kıydınız!” Sultanım Eşrefoğlu’na! “Biz sizi tanımaz bir âdem idik bir diyarda Tanıttılar… Biz sizi okumaz bir câhil idik bir zamanda Okuttular… Biz size yetişememiş bir fâni idik bu dünyada Ayaklarınızın dibine attılar… Biz sizin hasretinizle yandık, gelmeyi diledik merkâdınıza Ayaklarımızdan evvel yüreğimizi vardırdılar… Sultanımız, bizi hasretinizle attınız od’un bağrına Sultânım bizi de dâhil eyleyiverin bendegânınıza, İşte dünyada ve ukbâda, her iki cihânda ‘bizimdir’ deyin evlâdınız hakkında…” Yararlanılan kaynaklar: Müzekki’n-Nüfûs/Eşrefoğlu Rûmî, Semerkand Yayınları, 2011 Evliyalar Ansiklopedisi, 6.cild, Türkiye Gazetesi Yayınları, 1992 Eşrefoğlu Rûmî Divânı 37