demektir. Altın kural şudur:
İdeal tekne boyu, hem bütçenizin el verdiği hem de tekneyi tek başına
ya da ailenizle birlikte abrayabilip kullanabildiğiniz boydur. Tek başına
kullanamadığınız, abrayamadığınız tekne, mülkiyeti size ait olsa bile
sizin değildir.
Bütçe olanaklarınız uygun ve büyük tekne aldınız. Ama tekneyi
abramakta güçlük çekiyorsanız, bu kez teknenizde bir gemici ya da
kaptan istihdam etmek durumunda kalırsınız. Bu kişi ne kadar iyi niyetli
olursa olsun sonuçta bir yabancıdır ve sizin tekne içindeki
özgürlüklerinizi sınırlar.
Bütçeniz çok elverişliyse, daha büyük tekne alıp kaptan ya da gemici
için sizin özgürlüklerinizi kısıtlamayan mekanlar sağlayabilirsiniz. Bir
sorun olmaz. Ama bu tip tekneler, daha önce de vurguladığım gibi bu
kitabın konusu değildir.
Tekne büyüdükçe, teknenin konforu artar ama şunun da altını
çizmeliyim. Küçük tekneler de büyük tekneler kadar keyiflidir. Büyük
teknelerin konforunu sayarken, bu olanakların küçük teknelerde
olmadığından bahsetmiyorum elbette. Tekne içinde, buzdolabı, derin
dondurucu, tatlı su deposu, ocak, fırın, bilgisayar kullanımı gibi
olanaklar, jeneratör olmadan dahi, elbette 8 metrelik teknelerde de
bulunuyor. Ama tekne büyüdükçe ve hele teknede jeneratör de varsa, bu
olanaklar daha da artıyor.
Bütün bunlara rağmen şunu söylemek isterim. Küçük teknenin en
büyük avantajı, yanınızda ikinci bir kişi olmadan tekneyle çok rahat
dolaşma, yelken açma, demir atma ve manevra olanaklarını size
vermesidir.
TEKNE BOYU İÇİN KENDİMDEN ÖRNEK
Burada kendimden örnek vermek isterim. Bu kitabı yazdığım tarihte
23 yıllık amatör denizciyim. Amatör denizciliğe, 1987 yılında 7 metrelik
ahşap bir yelkenli ile başladım. 1938 yapımı bir şahane bir yelkenli
tekne idi.
Tekne boyu ve konfor konusunu biraz dağıtacağım ama yeri
gelmişken bu tekneden de söz etmek istiyorum. Özellikleri şöyle:
Tekneyi rahmetli Harun Ülman bey yapmış. Harun Ülman bey, kim
derseniz, kısaca şöyle özetleyeyim. “Tekneci Harun” diye anılırmış.
Sarışın, uzun boylu, heybetli bir genç imiş.1911 de Almanya’ya gitmiş ve
gemi mühendisliği eğitimi görmüş. 1921’de Türkiye’ye dönmüş.
Denizde yaşamak
45