Denizde Yaşamak Denizde Yaşamak | Page 47

Cumhuriyet dönemindeki ilk yelken yarışlarına katılmış, 1936 yılındaki olimpiyatlarında Türkiye adına ilk kez yelken sporunda yarışmış ve Atatürk’ ün ilgisine mahzar olmuş … Ruhu şad olsun …
Teknenin inşa edildiği zamanki adı Tevfik bey … Tekne daha sonra yıllar içinde epey el değiştirdi. Daha sonra Türk amatör denizciliğinin piri Sadun Boro’ ya geçti. Doğu Bloku ülkelerinden birinin kadın voleybol takımı İstanbul’ a gelip de Boğaz turunu bu teknede yapıca, teknenin adı, Sadun Boro tarafından Harem’ e çevrildi. Sadun Boro daha sonra bu tekneyi Hollanda Konsolosu’ na sattı. 1965 yılında dünya turunu yaptığı Kısmet’ i inşa etti. Harem teknesi, daha sonra da el değiştirmeye devam etti. 1938 yılındaki inşasından 49 yıl sonra, 1987’ de, bir arkadaşımla ortak elime geçti.
Ben denizciliği o teknede öğrendim. Yapımı 1938 yılı olduğu için, bugünkü anlamda bir konfor yoktu. Teknenin içinde ayakta durmanız olanaksızdı. O teknenin en büyük konforu, içine iki büklüm girmeniz halinde tek kişilik karşılıklı iki yatağı, 40 litrelik tatlı su deposu ve bu depoya bağlı tek bir musluktur. Şahane ve güvenli bir yelken seyri, müthiş estetik ahşap işçiliği, geniş bir havuzluğu vardır. Özel yapılmış çinko kaplı dolaba buz koyduğunuzda buzdolabı olur. Bir de küçük piknik tüp aldığınızda mutfak tam teşekküllü hale gelir.
Üç yıl kadar sonra, Harem’ i sattım ve charterden çıkma 10 metrelik bir First 32 aldım. Başlangıçta kocaman gelmişti. Salon, iki kamara, kapalı bir duş ve tuvalet, mutfak, buzdolabı, ocak, önceleri elle alınan demir ama sonradan taktırılan ırgat, 200 litre civarında tatlı su deposu, benim için çok büyük bir konfor oldu.
Aradan dört yıl geçti … Teknede daha fazla yaşamak ve daha fazla konfor istiyordum. Üçüncü teknemi satın aldım. 14.5 metre boyunda epoksi kaplı ahşap bir yelkenlim vardı artık.
Rahmetli Vecdi Arduman’ ın yaptığı son tekne idi. Proteksan tersanesinde inşa edilmişti. Tekneyi yaptıran, denizcilik camiasının içinden ve başarılı bir tekne iç dizayneri olan Orhan Yumak’ tı. Teknedeki konfor birdenbire sınıf atladı. Daha sonra ben de tekneye jeneratör ve jeneratörün verdiği rahatlığa bağlı olarak, ikinci buzdolabı, derin dondurucu, buz makinesi, elektrikli fırın, çamaşır makinesi gibi birçok elektrikli ev aleti koyarak konforu daha da katladım. İstanbul’ da kışladığımda, dışarıda kar yağarken teknemde sıcak duş alıp sıcak yatağımda uyudum. Yazın boğucu sıcaklarında teknemde buz üretip rakıma koydum.
46 Denizde yaşamak