değerlendirmeye hep karşı çıktım ve karşı çıkmaya devam edeceğim. Bir
yatakhaneden ya da kimsesizler yurdundan bahsetmiyoruz. Teknenin
kapasitesi, yatak kapasitesi ile değil, teknede bulunan insanlara servis
yapacağınız mutfağın ve buzdolabının kapasitesi ile ölçülür.
Tekne satıcıları teknede 10 kişilik yatak olduğunu söylerken, içine 50
litrelik tek bir buzdolabı koyarlar. Yaz sıcağında soğuk su bulamazsınız.
Charter şirketleri ya da eğitim veren tekneler, teknenin içine 8 kişiyi
doldururlar. Haftalık olarak 3000 – 4000 euro gibi paralar alırlar.
Zahmet edip tekneye ikinci buzdolabı, derin dondurucu koymazlar. O
yaz sıcağında bir bardak soğuk su içemez, teknede makarnadan başka
yemek yiyemezsiniz. O nedenle benim ölçüm, teknenin yatak kapasitesi
değil, mutfağının ve buzdolaplarının kapasitesidir. Bu kitapta, yeni ve
kaliteli bir yaşamdan bahsediyoruz. İzcilik hayatından değil…
Tekne büyüdükçe, tatlı su deponuzun kapasitesi, kumanya dolabı,
elbise dolabı gibi dolap kapasiteniz artar. Hele bir de tatlı su yapıcısı ve
jeneratör de koyarsanız, 220 voltluk elektrikli aletlerinizi, ütünüzü,
çamaşır makinenizi, mikro dalga fırınınızı, buz makinenizi, teknede
birden çok buzdolabı ve derin dondurucunuzu, akla gelebilecek her
türlü elektrikli ev aletini kullanma olanaklarınız doğar. Teknenizde sıcak
su ile de duş yapabilirsiniz. Evde sahip olduğunuz konfor ve rahatlığın
tamamını 13 – 18 metre arasında bir teknede elde etmek mümkündür.
Büyük teknenin bir başka avantajı da, sert havalarda görülür. 40 – 45
knot esen bir havada, 10 metre dolayındaki tekneler hırpalanıp siz de
güvertede bolca tuzlu su yerken, 14 – 15 metrelik teknelerde bu havayı,
küçük teknelere göre daha az hissedersiniz.
Ancak büyük teknenin konforu iyidir güzeldir de, tekne boyu için,
bütçe dışında bir şart daha vardır. O da teknenin, tek başına ya da aile
fertlerinin yardımıyla kullanılabilmesidir. Ya da denizci deyimi ile
tekneyi abrayıp abrayamayacağınızdır…
Teknenizi kendi başınıza, eşinizle ya da çocuklarınızla birlikte
limandan çıkartabiliyor, limana yanaştırabiliyor musunuz? Kıçtankara
iskeleye yanaşırken boşluk bırakmadan yeterli kalomayı vererek tarama
yapmayacak şekilde güvenli demir atabiliyor musunuz? Attığınız demiri,
başkasının yardımı olmadan toplayabiliyor musunuz? Eğer tercihiniz
yelkenli tekne ise sert havalarda yelkenlere camadan vurmayı ve
gerektiğinde kapatmayı yapabiliyor musunuz?
İşte tekneyi abrayabilmek, bu sorulara verilecek cevaplardan geçiyor.
Bütün sorulara ‘evet’ cevabını veriyorsanız, tekneyi abrayabiliyorsunuz
44 Denizde yaşamak