deneme 2 | Page 47

46..................................................................................... İslam ' da Şia
takip ediyordu. Bunun için hilafetin ittifakla gerçekleştiği yolunda iddiada bulunuyorlar ve itiraz edenlere " Müslüman cemaatından ve biatten kaçanlar " adını takıyorlardı. Hatta bazen bunlar hakkında kötü tabirler kullanıyorlardı. 19
Elbette Şiiler ilk günlerden beri çağın siyasetine mahkum kaldılar ve itirazda bulunmakla da hiç bir yere ulaşamadılar. Hz. Ali de İslam ve Müslümanların maslahatını gözetmesi ve yeteri kadar gücü olmadığından, kanlı kıyamlara elini uzatmadı. Ama itirazda bulunan azınlık, görüş ve inancında çoğunluğa teslim olmayıp, ilmi mercilik ve Peygamber Efendimizin( s. a. a) halifeliğini Ali ' nin( a. s) özel ve mutlak( kayıtsız, şartsız) hakkı bildiler. 20 Bu yüzden ilmi ve manevi mü-
19- Amr İbn-i Haris, Said b. Zeyd ' den, " Ebu Bekir ' e biat etmeyen ve itirazda bulunan oldu mu acaba?" diye sorulduğunda " Mürted yahut mürted olmaya yakın kimseler dışında itiraz eden olmadı." cevabını verdi.( Taberi Tarihi, c. 2, s. 447.)
20- Resul-i Ekrem, herkesçe bilinen " Sakaleyn " hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor: " Ben Sizin için iki değerli şeyi emanet bırakıyorum, bunlara sarılırsanız hiçbir zaman hak yoldan çıkmazsınız.( Biri) Kur ' an( diğeri de) Ehl-i Beytimdir. Bunlar kıyamet gününe kadar birbirinden ayrılmazlar." Bu hadis, yüzden fazla kanalla sahabelerden otuz beşi vasıtasıyla naklolunmuştur. Abakat-ul Envar kitabının " Sakaleyn " hadisiyle ilgili bölümüne ve Gayet-ül Meram s. 211 ' e bakılsın.
Hz. Peygamber( s. a. a) şöyle buyurmuştur: " Ben, ilim şehri-