168 ................................................................................... İslam'da Şia
Şia, irade ve kelam sıfatını bu kelimelerin zahirin-
den anlaşılan anlamlarına göre (irade, istemek, ke-
lam yani lafız aracılığıyla açıklama) fiil sıfatı bilir. 150
Ama Ehl-i Sünnetin büyük bir kesimi onları ilim ma-
nasına tutar ve zat sıfatı sayarlar.
7- KAZA VE KADER
Nedensellik kanunu evrende istisnasız olarak hü-
küm sürer ve uygulanır. Bu sistem gereğince evrende
her bir varlık kendi varoluşunda bir takım nedenlere
ve illetlere bağlıdır. Bu illetlerin tümü mevcut farz edi-
lirse (buna eksiksiz ve tam illet denir) hadis ve sonu-
cun var oluşu zorunlu ve gerekli olur. İlletlerden bazı-
ları yahut hepsi yok farz edilirse, sonucun var olması
gayr-i mümkün ve muhal olur.
150- İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: "Allah kendi
zatında bir malum olmadığı halde alim idi. Herhangi bir mağ-
dur olmadığı halde (kudreti belirten bir mahluk yaratmamış-
ken) güçlüydü." Rivayet eden "O Mütekellim idi" söylediğinde
"Kelam hadistir," diye buyurdu. "Allah vardı ama mütekellim
değildi. Daha sonra kelamı icat etti." (Bihar, c.2, s.147)
Hz. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "İrade halkta dü-
şüncedir. Düşünce sonrası iş gerçekleşir. İrade Allah'tan icat
etmektir. Çünkü Allah'da bizim gibi düşünüp taşınma yoktur."
(Bihar, c.2, s.144)