deneme 2 | Página 133

132 ................................................................................... İslam'da Şia mezkur ölü müçtehidin taklidinde baki kalabilir. Fakat yeni çıkan meselelerde yine ölen müçtehidi taklit edemez. Bu mesele, Şia'nın fıkıh bilgisinin her zaman yeni ve dinamik bir şekilde kalmasının faktörlerin- dendir. Şia'da her zaman için bir grup insan, içtihat derecesine ulaşma yolunda çalışıyor ve fıkhi mesele- lerde inceleme yapıyorlar. Fakat Ehl-i Sünnet, hicri beşinci yüzyılda dört fakihden (Ebu Hanife, Malik, Şafii ve Ahmed b. Hanbel) birinin mezhebine uymanın gerekliliğine dair icma etmeleri sonucu, insanın bizzat kendisinin içti- hat etmesini ve dört fakihten başkasını taklit etmeyi caiz bilmiyorlar. Sonuçta Ehl-i Sünnet'in fıkıh bilgisi 1200 yıl önceki seviyede kalmıştır. Son zamanlarda bazıları söz konusu icmayı bir kenara bırakıp, bizzat kendileri içtihat etmeye başlamışlardır. 9- ŞİA VE NAKLİ İLİMLER İslam alimlerinin çabası sonucu yazılan İslami ilim- ler, iki akli ve nakli bölümlere ayrılır. Konuları nakle dayalı (lügat, hadis, tarih ve benzeri) ilimlere nakli i- limler, böyle olmayıp, akli olan ve tefekkür sonucu ya- zılan felsefe ve matematik gibi ilimlere de akli ilimler denir. İslam'da nakli ilimlerin meydana gelmesinde, Kur'an-ı Kerim'in temel kaynak oluşu hususunda şüp-