deneme 2 | Page 132

Şia'nın Dini Düşüncesi ................................................................... 131 ancak bazı fertler bu yeteneğe sahip olurlar. Yüce Al- lah, İslam dininde kullarını, güçlerini aşacak hüküm- lerle mükellef tutmamıştır. Bu yüzden dinin yasalarını ve ahkamını delil üzere bilmek, vacib-i kifai olarak söz konusu yeteneğe ve güce sahip olan şahıslara mahsustur. Diğerlerinin gö- revi cahilin alime müracaat etmesi gerektiğini ifade eden genel yasa (yani "hubre ve bilir kişiye müracaat etme" yasası) gereğince müçtehit ve fakih diye adlan- dırılan alimlere müracaat etmektir. (Bu müracaat et- meye taklit denir) Elbette söz konusu taklit, Kur'an'ın nassına göre yasaklanan usul-ü dindeki taklitten ayrı- dır. 127 Allah-u Teâla usul-ü dinde başkasını taklit etmek- ten nehy ediyor: "Bilmediğin şeyin üstünde durup ısrar etme." 128 Şia'ya göre, hayatta olmayan müçtehidi taklit et- menin caiz olmadığını bilmeliyiz. Yani meseleyi içtihat yoluyla bilmeyen ve dini vazifesi gereğince müçtehidi taklit etmesi gerekli olan bir şahıs, yaşamayan müç- tehidin görüşüne ve fetvalarına uygun hareket edemez. Sadece eğer bir meselede bir müçtehidi tak- lit etmiş ve sonradan o müçtehit ölmüşse o meselede 127- Bu konuda, Usul-u fıkıh bilgisinin İçtihat ve Taklit bö- lümüne bakılsın. 128- İsra/36.