Şia'nın Dini Düşüncesi ................................................................... 131
ancak bazı fertler bu yeteneğe sahip olurlar. Yüce Al-
lah, İslam dininde kullarını, güçlerini aşacak hüküm-
lerle mükellef tutmamıştır.
Bu yüzden dinin yasalarını ve ahkamını delil üzere
bilmek, vacib-i kifai olarak söz konusu yeteneğe ve
güce sahip olan şahıslara mahsustur. Diğerlerinin gö-
revi cahilin alime müracaat etmesi gerektiğini ifade
eden genel yasa (yani "hubre ve bilir kişiye müracaat
etme" yasası) gereğince müçtehit ve fakih diye adlan-
dırılan alimlere müracaat etmektir. (Bu müracaat et-
meye taklit denir) Elbette söz konusu taklit, Kur'an'ın
nassına göre yasaklanan usul-ü dindeki taklitten ayrı-
dır. 127
Allah-u Teâla usul-ü dinde başkasını taklit etmek-
ten nehy ediyor:
"Bilmediğin şeyin üstünde durup ısrar etme." 128
Şia'ya göre, hayatta olmayan müçtehidi taklit et-
menin caiz olmadığını bilmeliyiz. Yani meseleyi içtihat
yoluyla bilmeyen ve dini vazifesi gereğince müçtehidi
taklit etmesi gerekli olan bir şahıs, yaşamayan müç-
tehidin görüşüne ve fetvalarına uygun hareket
edemez. Sadece eğer bir meselede bir müçtehidi tak-
lit etmiş ve sonradan o müçtehit ölmüşse o meselede
127- Bu konuda, Usul-u fıkıh bilgisinin İçtihat ve Taklit bö-
lümüne bakılsın.
128- İsra/36.