122 ................................................................................... İslam'da Şia
Önceki açıklamalarımızdan Kur'an'ın zahir ve batını
olduğunun anlamı ve yine batınının zahirini iptal et-
mediği gerçeği aydınlandı. Batın; zahire göre kendi
cismine hayat bağışlayan bir ruh konumundadır. Ayrı-
ca insan toplumunun ıslahını en mühim derecede sa-
yan, cihanşümul ve ebedi olan İslam dininin, toplu-
mun ıslahını sağlayan zahiri kanunlarından ve o ka-
nunların koruyucusu olan sade inançlardan asla vaz-
geçmeyeceği de aydınlığa kavuştu.
Bir toplum, "insanın yüreği temiz olmalı, amelin
değeri yoktur" sözüyle kendini avutur ve düzensiz bir
hayat sürdürürse saadete ermesi nasıl mümkün olabi-
lir? Kötü söz ve amel sonucunda temiz bir kalbin orta-
ya çıkması mümkün müdür? Temiz bir kalpten, kötü
söz ve kötü amelin ortaya çıkması mümkün müdür?
Allah-u Teâla Kur'an-ı Kerim de şöyle buyuruyor: "Pak-
lar paklara ve kötüler kötülere aittirler." (Paklar pak-
lardan, kötüler ise kötülerden sonuçlanır.) 114
Ve yine şöyle buyuruyor: "Temiz yer, nebatını iyi ye-
şertir. Kötü yer (çorak yer) pek az mahsulden başka
bir şey vermez." 115
Şimdiye kadar ki açıklamalarımızdan Kur'an-ı Ke-
rim'in zahir ve batını, batınının da çeşitli dereceleri ol-
duğu ve böylece Kur'an-ı Kerim'in içeriğini açıklayan
114- Nur/26
115- A'raf/58