deneme 2 | Page 122

Şia'nın Dini Düşüncesi ................................................................... 121 Semavi vahiy yoluyla, Allah'ın putlara tapmaktan nehy ettiğini işittiklerinde, bu nehyin zahiri manasının (putlar karşısında baş eğme yasağı) yanı sıra bu nehyi tam manasıyla kavrayarak "Allah'tan başkasına itaat etmemek gerektiğini" anlarlar. Çünkü itaat, gerçekte kulluk ve baş eğmektir. Bundan daha yüce bir mana kavrarlar. O da şu ki: Allah'tan başkasından korkma- mak ve O'ndan başkasına ümit bağlamamak gerekir. Bu anlamdan daha yücesi de nefsi eğilimlere teslim olmamak gerekçesidir. Bütün manalardan daha yü- cesi şu manadır: Allah'tan başkasına teveccüh etme- mek gerekir. Ve yine Kur'an'ın namaz kılmayı emrettiğini işittik- lerinde, onun zahiri ifadesinden özel ibadetin yerine getirilmesinin farz olduğunu anlarlar. Ama bunun yanı sıra, batıni manasını da kavrarlar. O da Allah'a yürek- ten ve içten ibadet etmek ve önünde eğilmenin gerek- liliğidir. Bu anlamdan daha yüce bir anlam da çıkarır- lar. O da şu ki: Hakkın karşısında kendini unutmak ve hiçe saymak ve yalnız Allah'ın zikriyle meşgul olmak gerekir. Bilindiği gibi yukarıda geçen iki örnekle hatırlatılan batıni anlamlar, söz konusu emir ve nehyin lafzi=sözel ifadeleri değildir. Ancak söz konusu batıni anlamları idrak etmek, düşünce ufuğu geniş olan ve dünya gö- rüşünü, kendi bencilliğine tercih eden kimse için kaçı- nılmaz bir şeydir.