120 ................................................................................... İslam'da Şia
şeyden korkmazlar. Bu hususta farklı derecelerde ol-
malarıyla birlikte tümünün semavi öğretilerden en
fazla kabullendikleri şey, itikadi meselelere genel bir
şekilde inanmak ve İslam'ın ameli buyruklarını kuru
ve cansız bir biçimde yerine getirmektir. Özetleyecek
olursak, yegane Allah'a, uhrevi sevabı ümit ettikleri ve
uhrevi azaptan korktukları için tapmaktadırlar.
Bu grubun karşısında, fıtratlarının sefası neticesin-
de, mutluluğu bu dünyanın kısa süreli yaşantısına ve
geçici lezzetlerine bağlanmakta görmeyen kimseler
vardır. Dünyanın kârı ve zararı, tatlı ve acıları onların
yanında aldatıcı hayalden başka bir şey değildir. İn-
sanlık kafilesinin geçmiş mutluları ve bugünkü masal-
ları sayılan insanların hayat hikayeleri, onların sürekli
andıkları birer ibret dersidir.
Bunlar tabii olarak pak kalpleriyle ebedi cihana yö-
nelirler. Geçici dünyanın çeşitli gösterişlerine ayet ve
nişane gözüyle bakar ve onları müstakil ve asil bil-
mezler.
Böylece, yeryüzü ve gökyüzündeki nişaneler ve a-
yetler ışığında, pak Allah'ın sonsuz kibriyalık ve aza-
met nurunu, manevi idrakle müşahede ederler. Pak
yürekleri, tamamen yaratılışın sırlarını idrak etmeye
koyulmuştur. Şahsi menfaatperestliğin dar kuyusunda
hapis olma yerine, ebedi cihanın sonsuz alanında u-
çup yükselirler.