Şia'nın Dini Düşüncesi ................................................................... 113
kendi kapasitesine göre ondan faydalanabilir 104 . Aksi-
ne, diğer iki metod özel bir gruba ait olup umumi de-
ğildir.
İkincisi: Dini nasların zahirleriyle İslami öğretilerin
usul (temel) ve furu'u (dalları) düşünülebilir. İnsan o-
nunla İslami davetin ameli (ahlak) ve itikadi (usul)
meselelerini çıkarabilir. Diğer metod böyle değildir.
Çünkü akıl vasıtasıyla ahlaki, itikadi meseleler ve
ameli meselelerin (furu-i din) genel hatları elde edile-
bilirse de hükümlerin ayrıntıları -içerdikleri özel mas-
lahatlara ve hikmetlere akılın ulaşma imkanı olmadı-
ğından- akıl yoluyla elde edilemez. Hükümlerin ayrıntı-
larına nefis tezkiyesi ile de ulaşılmaz. Çünkü bu yolun
neticesinde hakikatler keşf olunur ve bu Allah tarafın-
dan verilen bir ilimdir. Bu ilimin sonucunu ve Allah'ın
bu ihsanıyla meşhud ve keşf olunan hakikatleri ölç-
mek ve sınırlamak mümkün değildir. Bunlar her yer-
den koptukları ve Allah'tan başka bütün her şeyi unut-
tukları için doğrudan doğruya Allah'ın velayeti ve ha-
kimiyeti altına girmişlerdir. Onların değil Allah'ın dile-
diği şey onlara meşhud olur.
104- Buna göre Sünnilerin ve Şiilerin naklettiği hadiste
Resul-i Ekrem (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Biz Peygamberler,
halkla akılları ölçüsünde konuşuruz". Bihar, c.1, s.37. Usul-i
Kafi, c.1, s.203.