deneme 2 | Page 114

Şia'nın Dini Düşüncesi ................................................................... 113 kendi kapasitesine göre ondan faydalanabilir 104 . Aksi- ne, diğer iki metod özel bir gruba ait olup umumi de- ğildir. İkincisi: Dini nasların zahirleriyle İslami öğretilerin usul (temel) ve furu'u (dalları) düşünülebilir. İnsan o- nunla İslami davetin ameli (ahlak) ve itikadi (usul) meselelerini çıkarabilir. Diğer metod böyle değildir. Çünkü akıl vasıtasıyla ahlaki, itikadi meseleler ve ameli meselelerin (furu-i din) genel hatları elde edile- bilirse de hükümlerin ayrıntıları -içerdikleri özel mas- lahatlara ve hikmetlere akılın ulaşma imkanı olmadı- ğından- akıl yoluyla elde edilemez. Hükümlerin ayrıntı- larına nefis tezkiyesi ile de ulaşılmaz. Çünkü bu yolun neticesinde hakikatler keşf olunur ve bu Allah tarafın- dan verilen bir ilimdir. Bu ilimin sonucunu ve Allah'ın bu ihsanıyla meşhud ve keşf olunan hakikatleri ölç- mek ve sınırlamak mümkün değildir. Bunlar her yer- den koptukları ve Allah'tan başka bütün her şeyi unut- tukları için doğrudan doğruya Allah'ın velayeti ve ha- kimiyeti altına girmişlerdir. Onların değil Allah'ın dile- diği şey onlara meşhud olur. 104- Buna göre Sünnilerin ve Şiilerin naklettiği hadiste Resul-i Ekrem (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Biz Peygamberler, halkla akılları ölçüsünde konuşuruz". Bihar, c.1, s.37. Usul-i Kafi, c.1, s.203.