deneme 2 | Page 110

Şia ' nın Dini Düşüncesi................................................................... 109
iman edin " ve " namazı ayakta tutun " gibi sözlü açıklamalara " dini zahirler " adını veriyoruz.
Diğer taraftan, Kur ' an ' ın bir çok ayetlerde akli delile kılavuzluk yaptığını, kainatta ve kendi nefislerinde olan ayetler ve deliller hakkında derin tefekküre davet ettiğini, kendisinin de hakikatları ispatlamada serbest akli kanıtlamadan yararlandığını apaçık görüyoruz. Gerçekten semavi kitaplardan hiç birisi Kur ' an-ı Kerim gibi kanıtlı marifeti ve ilmi insana hak tanımamıştır.
Kur ' an-ı Kerim bu gibi açıklamalarıyla serbest burhanın, istidlalın ve akli hüccetin geçerliliğini kesinleşmiş biliyor. Ayrı bir deyişle şöyle söyleyebiliriz; Kur ' an-ı Kerim, ilk önce İslami öğretilerin hak olduğunu kabul edin daha sonra akli delillerle öğretileri elde ediniz diye buyurmamıştır. Aksine, kendisinin gerçek olduğuna tam manasıyla dayanarak şöyle buyuruyor:
Akli delil sonucu, maarifi elde edip sonra kabullenin. İslami davetten işittiklerinizi, duyduklarınızı sadık şahit olan varlık dünyasının yaratılışından araştırıp tasdik edin. Kısaca, ilk önce iman edip de sonra ona uygun olanı delil getirmeyin. İmanı ve tasdiki, delil sonucunda elde ediniz. Böylece felsefi düşüncenin bu konuda izlenilen yeterli bir yol olduğunu, Kur ' an-ı Kerim onaylamıştır.
Diğer bir taraftan da görüyoruz ki, Kur ' an-ı Kerim çekici açıklamalarıyla, hakiki maarifin, gerçek ilahi marifetten ve tevhidden sonuçlandığını ve Allah ' ı iyice