110 ................................................................................... İslam'da Şia
tanımanın, ancak halk arasından kendisi için topladığı
seçkin insanlara ait olduğunu aydınlatmıştır. Onlar
halktan kopmuş ve her şeyi unutan kimselerdir. İhlas
ve kulluk eserinde güçlerinin bütününü ulvi aleme yö-
neltmişler. Gözlerini Allah'ın nuruyla aydınlatmışlar.
Bütün eşyaların hakikatını, yeryüzü ve gökyüzündeki
kudret ve saltanatı görmüşlerdir. Çünkü bunlar kulluk
ve ihlasla yakin merhalesine ermişler ve bu yakin so-
nucunda, gökte ve yeryüzündeki kudret ve saltanatı,
tasarruf ve hikmeti, ahiretin ebedi yaşamı onlara
keşfolunmuştur.
Aşağıdaki ayet-i kerimelere dikkat edilirse iddiamız
açıkça aydınlanmış olacak:
1-Enbiya suresi, 25. ayet: "Senden önce hiçbir pey-
gamber göndermedik ki ona: "Benden başka Tanrı
yoktur, öyleyse bana kulluk edin! diye vahyetmiş ol-
mayalım."
Bu ayet-i kerimeden kulluk etmenin bütün dinlerde
tevhide bağlı ve onun üzerine kurulu olduğu anlaşılı-
yor.
2- Saffat suresi, 159-160. ayetler: "Allah, onların
nitelendirdiklerinden (münezzehtir) yücedir. Ancak Al-
lah'ın temiz ve ihlaslı kulları hariç."
Nitelendirmek, düşünce üzerine kurulu ve onun
fer'idir. Ayet-i kerimeden anlaşıldığına göre ancak
ihlaslı ve temiz kılınan kullar müstesna diğerleri
Allah'ı iyice ve gerektiği gibi tanımamışlardır ve Allah