deneme 2 | Page 111

110 ................................................................................... İslam'da Şia tanımanın, ancak halk arasından kendisi için topladığı seçkin insanlara ait olduğunu aydınlatmıştır. Onlar halktan kopmuş ve her şeyi unutan kimselerdir. İhlas ve kulluk eserinde güçlerinin bütününü ulvi aleme yö- neltmişler. Gözlerini Allah'ın nuruyla aydınlatmışlar. Bütün eşyaların hakikatını, yeryüzü ve gökyüzündeki kudret ve saltanatı görmüşlerdir. Çünkü bunlar kulluk ve ihlasla yakin merhalesine ermişler ve bu yakin so- nucunda, gökte ve yeryüzündeki kudret ve saltanatı, tasarruf ve hikmeti, ahiretin ebedi yaşamı onlara keşfolunmuştur. Aşağıdaki ayet-i kerimelere dikkat edilirse iddiamız açıkça aydınlanmış olacak: 1-Enbiya suresi, 25. ayet: "Senden önce hiçbir pey- gamber göndermedik ki ona: "Benden başka Tanrı yoktur, öyleyse bana kulluk edin! diye vahyetmiş ol- mayalım." Bu ayet-i kerimeden kulluk etmenin bütün dinlerde tevhide bağlı ve onun üzerine kurulu olduğu anlaşılı- yor. 2- Saffat suresi, 159-160. ayetler: "Allah, onların nitelendirdiklerinden (münezzehtir) yücedir. Ancak Al- lah'ın temiz ve ihlaslı kulları hariç." Nitelendirmek, düşünce üzerine kurulu ve onun fer'idir. Ayet-i kerimeden anlaşıldığına göre ancak ihlaslı ve temiz kılınan kullar müstesna diğerleri Allah'ı iyice ve gerektiği gibi tanımamışlardır ve Allah