DEFTERHÂNE’DEN TAPU VE KADASTRO’YA | Seite 96

Kuruluşundan Tanzimat’a Defterhâne-i Hakanî Üç kıtada altıyüzyılı aşkın bir süre hüküm sürmüş ve bünyesinde 40’dan fazla milleti barındırmış olan Osmanlı Devleti, “büyük devlet” olma anlayışına sahip olarak, devlet teşkilatının bürokratik yapısını oluşturan kurumların nizam ve intizam içinde tutulmasına ve tebaasının hakları ile milletlerarası alanda devlet haklarının korunmasına büyük önem vermiş, tüm faaliyetlerini yazılı hâle getirip, bunları muhafaza ederek arşivcilik hususundaki hassasiyetini ortaya koymuştur. Osmanlı’nın hükmettiği büyük coğrafyadan bugün onlarca devlet çıkmış olduğu düşünülürse, arşivlerimizin ulusal ve uluslararası alanda ne kadar vazgeçilmez bir öneme sahip olduğu daha iyi anlaşılacaktır. Günümüze ulaşmış olan bu belgeler, hem uluslararası siyasî ve sosyal mes elelerin çözüm dayanakları olarak, hem ilmî araştırmalar için başvuru kaynakları olarak, hem de geçmişin daha iyi anlaşılabilmesi için faydalanılan kültür hazineleri olarak müstesna bir yere sahiptir. Osmanlı bürokrasisi içerisinde önemli bir konuma sahip olan Defterhâne’de de, yazılı evraka ve bu evrakların muhafazasına verilen değerin ve önemin bir sonucu olarak yüzyıllar boyunca malzemelerin en iyisi ve kalitelisi kullanılmıştır. Her cins kâğıdın en güzeli ve en dayanıklısı, mürekkebin ve yazı malzemelerinin en kalitelisi kullanılmış, bu amaç için yapılan harcamalardan kısıtlamaya gitmemiştir. Devlet tuttuğu kayıtlarda dayanıklı ve kaliteli malzemeyi tercih etmiş, genellikle hayvan derilerinden yapılan dayanıklı malzemeler ile bitki lilerinden yapılan en kaliteli kâğıtları kullanmıştır. 76