DEFTERHÂNE’DEN TAPU VE KADASTRO’YA | Page 94

Kuruluşundan Tanzimat’a Defterhâne-i Hakanî Defterhâne’nin defterler üzerindeki rutin muameleler dışında diğer önemli bir görevi de seferlerde hazır bulunarak, teşkilatın görevlerinin buralarda da devam ettirilmesiydi. Osmanlı askerî harekâtları sırasında malî, idarî ve askerî işlerin sürdürülebilmesi için bazı büroların orduyla beraber sefere katıldıkları ve bunların bürokratik muameleleri devam ettirebilmek için ilgili defterleri de beraberinde götürdükleri bilinmektedir. Timar sisteminin esasını teşkil eden defterlerin de Defterhâne personeli ile birlikte sefere götürüldüğü346 ve bu defterler üzerinde gerek sipahilerin ve gerek diğer görevlilerin yoklama işlemlerinin yürütüldüğü ve yeni tevcihatlarla ilgili muamelelerin devam ettirildiği görülmektedir.347 Defterhâne ilk defa II. Bayezid devrinde İnebahtı Seferi(1499)’nde hazır bulunmuş ve bundan sonrasında Çaldıran(1514), Mohaç(1526), Viyana(1529), Alman(1532), Irakeyn(1533) ve Nahçıvan(1533) seferlerine de iştirak etmiştir.348 Başlangıçta Defterhâne ve Yeniçeri Ordusu yalnız Sultan’ın iştirak ettiği seferlerde bulunurken, H.1002 (M.1593) tarihinde Sinan Paşa’nın Macar Seferi’nde cepheye yeniçerileri ve Defterhâneyi çağırması üzerine veziriazamların katıldıkları seferlere gitmeleri de kanun olmuştur.349 Defter emini ile birlikte birkaç kâtip ve şakird tarafından Defterhâne muamelatı seferler sırasında da devam ettirilir, merkezde ise bir defter emini kaim-makamı ile kâtip ve şakirdler tarafından rutin muamelelere devam edilirdi.350 Defterhâne’nin 18.yüzyıl sonlarında da seferlerde görev almaya devam ettiklerinin ve muhtemelen 1768 Osmanlı-Rus savaşında görev yapan Defterhâne’nin sandık ve levazımatının telef ve fersude olduğundan tamirlerinin yapılması için tezkere hazırlandığını, defter sandıklarının layıkıyla muhafazası için keçe, muşamba, urgan ve kilim talep edildiğini 351 görmekteyiz. Seferler sırasında görev alan Defterhâne’nin düşman eline geçmemesi, defter ve belgelerin zarar görmemesi ve muamelelerin sağlıklı yürütülebilmesi için cephe gerisinde muhkem bir kalede muhafaza altına alınırdı. Doğu’ya yapılan seferlerde Tokat Kalesi, Erzurum Kalesi, Diyarbakır Kalesi gibi; Batı’ya yapılan seferlerde ise Belgrad Kalesi gibi mevkilerde korumaya alınır, bunun için bölge valisi veya merkez görevlilerinden birisi Defterhâne’nin korunmasına memur edilirdi.352 346 Emecen, “Sefere Götürülen…”, s.241-242; Uzunçarşılı, Merkez ve Bahriye, s.101 347 BOA.TTd. no:727, vrk.87-88: Bu defterler ve bilhassa yoklama defterleri için bkz: “Defterhâne’de Muhafaza Edilen Defter ve Belgeler” kısmı, s.75-116 348 Afyoncu, a.g.t., s.65 349 Eyyûbî Efendi Kanunnâmesi, s.41; Topçular Katibi Tarihi, C.I, s.27; Tarih-i Naima, C.I, s.63 350 Topçular Katibi Tarihi, C.I, s.889 351 BOA.C.ML.dos. no: 39/1756 352 Topçular Katibi Tarihi, C.II, s.49, 55, 585, 967 vs.; Tarih-i Naima, C.II, s.622, 696 74