Kuruluşundan Tanzimat’a Defterhâne-i Hakanî
lirken, bu durum bilhassa Tanzimat’tan sonra suiistimal edilip, üst düzey devlet erkanının referansı ile alımlar başlamıştır. Şakirdlerin kadim usuller üzere taşımaları gereken vasılara sahip olmalarının ve sınava tabi tutularak alınmalarının önemi ve gerekliliği ifade edilmişse de,
kabiliyet ve emanet hususundaki zaalar ya da eksikliklere müsamaha gösterilerek bu göreve alımlara devam edilmiştir.315
Defterhâne şakirdleri umumîyetle defter emini arzıyla alınıyorsa da diğer devlet görevlileri arzıyla Defterhâne şakirdliğine alınanlar da bulunmaktaydı. Ayrıca diğer kalemlerden ve başka memuriyetlerden Defterhâne şakirdliğine geçişler de olabilmekteydi. Şakirdlerin Defterhâne’deki görevleri başlangıçta getir-götür işleriyle sınırlı iken, yetenekli olup yazı
sanatları öğrenenler kâtiplerin yanında basit yazı işlerinden zamanla diğer muamelatla ilgili
tüm işlerde de görev alırlardı. Hatta şakirdlerden tahrirlerde görevlendirilenler de vardı. Şakirdler diğer Defterhâne personeli ile birlikte seferlerde de bulunur ve kâtiplerin yardımcısı
gibi hizmetleri yürütürlerdi. Defterhâne şakirdlerinin sayısını da kâtipler gibi genellikle seferlerde sayılarından çıkarmaktayız. Bunlardan timar ve ulufe tasarruf edenler ile merkezde kalan şakirdlerin sayılarından muhtemel bir yekun bulunmaya çalışılmaktadır. Revan Seferi’ne
ait H.1025 (M.1616) yoklama kaydından bu seferde 34 nefer timarlı şakirdin316 hizmet ettiğini görmekteyiz. II. Os man’ın 1621 tarihindeki Lehistan Seferi’nde ise 5’i ulufeli 24’ü timarlı
29 şakirdin317 görev yaptıklarını görüyoruz.
Defterhâne şakirdlerinin sayısı da kâtipler gibi XVI. yüzyıl boyunca ve XVII. yüzyıl ortalarına kadar artış eğiliminde görülmektedir. XVII. yüzyıl ortalarında yapılan bir düzenleme
ile, kâtiplerde olduğu üzere şakird sayısında da azaltmaya gidilmiştir. 73’e kadar çıkan timarlı şakird sayısı 28’e düşürülmüştür. XVIII. yüzyıl başlarında ise şakird sayısının 15’i geçmemesi
hususunda ferman ve hatt-ı hümayunlar çıkarılmıştır. Bu dönemlerde ulufeli şakird sayısının
ise 2-3 kişiden318 ibaret olduğu görülmektedir.
Defterhâne şakirdleri diğer kalem şakirdleri gibi müdavim yazılıncaya kadar herhangi bir gelire sahip olmaksızın görev yaparlar, ancak bundan sonra kendilerine belli bir miktar
(100 akçe kadar) maaş bağlanır.319 Defterhâne şakirdlerinin büyük bir kısmı timarlı şakird olup, gelirlerinin önemli bir kısmını da tasarruf ettikleri timarların gelirler oluşturur.320 Şakirdler genellikle 10-15 bin akçeli timar tasarruf etmekte olup, uzun yıllar bu görevi devam ettirip
50-60 bin akçelik zeamete tasarruf edenler de bulunmaktaydı.321 Kâtipler gibi şakirdlerin de
en önemli gelirlerinden birisini kalemde yapılan işlemlerden alınan harçlardan hissesine düşen pay oluşturuyordu.322 Bu paylarına düşen hissenin önemli bir miktar olması muhtemeldir ki, mahiyesiz ve timarsız olarak Defterhâne-i amire kalemi şakirdanlığına getirilenlerin323
bu pay ile geçimlerini temin ettikleri görülmektedir.
315 Vak’anüvis Es’ad Efendi Tarihi, s.499
316 BOA.TTd. no: 727, s.88
317 Emecen, “sefere götürülen…”, s.248
318 Defterhâne’ye alınan timarlı şakirdlerin yıllara göre sayısal dağılımları için bkz: Afyoncu, a.g.t., s.114-115
319 TSMA. no: D.3208/2; BOA.C.ML. dos.no:342/14093
320 BOA.C.TZ. dos.no:77/3835; BOA.C.TZ. dos.no:96/4776
321 Afyoncu, a.g.t., s.119
322 Netayicü’l-Vukuat, C.III/IV, s.102
323 BOA.C.ML. dos.no:487/19869; BOA.C.ML.dos.no:3336
70