Kuruluşundan Tanzimat’a Defterhâne-i Hakanî
Defter eminliği görevinde bulunanlardan vezir-i azamlığa kadar yükselenler de olmuştur. Bunlardan Divitdâr lakaplı Mehmed Emin Paşa H.1156 (M.1743) senesinde şevval tevcihatı ile defter eminliği görevine atanmış ve yaklaşık altı yıl sonra veziriazamlığa kadar yükselmiştir. Yirmisekiz Çelebizade Said Mehmed Paşa da şevval tevcihatı ile H.1158 (M.1745) tarihinde defter eminliğine tayin olduktan sonra veziriazam kethüdalığına yükselmiş fakat veziriazam ile aralarında fikir ayrılığı nedeniyle kendi isteğiyle R.Evvel 1160 (M.1747) tarihinde
tekrar defter eminliğine geçmiştir. Yine meşhur veziriazamlardan Koca Ragıp Paşa diye tanınan Ragıp Mehmed Paşa ise, Defterhâne kâtiplerinden Mehmed Şevki Efendi’nin oğlu olup,
babasının dairesinde yetişmiş, muharrir olarak İran taralarında görev yaptıktan sonra defter eminliği görevinde de bulunmuştur. Yine XVIII. yüzyılın veziriazamlarından Hamid Hamza Paşa da defter eminliği görevinde bulunmuş önemli simalardan birisidir. 275
Defter eminliği görevinde, zikredilen memuriyetlerden başka, devrin ünlü ilim ve
fikir adamları ile hukukçu ve tarihçilerini de görmek mümkündür. Bunlardan, meşhur tarihçi “Naima Mustafa Efendi” divan kâtipliği, Anadolu muhasebeciliği, teşrifatçılık ve vak’anüvislik görevlerinde bulunduktan sonra H.1125 (M.1713) yılında defter eminliği görevinde de bulunmuştur. 276 Naima ile aynı yüzyılda, meşhur alim, muallim ve şair “Şirvani Kara
Ebubekir Efendi”nin de baş muhasebecilik, reisülküttaplık ve nişancılık görevlerinden başka
H.1129 (M.1717) tarihinde defter eminliği görevinde bulunduğunu görmekteyiz. 277 Bunlardan başka kanunnâme derleyicisi “Eyyûbî Efendi” ile “Telhîsü’l-Beyân Fî-Kavânîn-i Âl-i Osman”
eserinin mü’ellifi“ Hezarfen Hüseyin Efendi”nin de, Defterhâne muamelatına vakıf olmaları ve
kanunnâme derleyicilerinin genellikle Divan-ı Hümayun ve Defterhâne görevlilerinden çıktığı düşünüldüğünde, defter eminliği görevinde bulunmuş olmaları muhtemeldir. 278
Defter eminliğinde Tanzimat öncesinde görev yapan şahsiyetler içinde meşhur şair
ve edipleri de görmek mümkündür. XVI. yüzyılda defter ilminde “ayaklı defter” ve “parlayan
bir yıldız” olarak tanımlanan ünlü şair “Priştineli Mustafa Çelebi”nin birçok devlet görevinden
sonra defter eminliği