Kuruluşundan Tanzimat’a Defterhâne-i Hakanî
ter eminliği yaptığı ve hatta söz konusu eserini bu görevi esnasında yazdığı bilinmektedir.280
Yine teşkilat tarihimiz açısından önemli bir isim olan “Mahmud Es’ad Efendi”nin de defter eminliği ve Defter-i Hâkanî Nazırlığı görevlerinde bulunduğu, bu görevi esnasında Türkiye kadastrosunun hukukî alt yapısını hazırladığı bilinmektedir.281
2. KİSEDAR
Kisedar (kesedar), kalem amirlerinin ve bazı mühim memuriyetlerin yamağı, yardımcısı demek olan bir Osmanlı büro terimidir. Resmî yazıları kese içinde amirine götürüp getirdiği için bu adı almış olan kisedar, zamanla kalem amirinin yardımcısı durumuna gelmiştir.
282 Kisedarlığın tarihsel gelişimi hakkında pek fazla bilgi bulunmamakta olup, Defterhâne’de
1584 tarihinde “kise şakirdi” diye anılan bir görevli bulunduğunu, Defterhâne kisedarı adına
ise ilk kez 1601 yılında rastlandığını görmekteyiz. Bu kisedar Defterhâne kâtipleri içerisinde
yer almaktadır. 283
Osmanlı bürokrasisinde her daire ya da kalem amirinin bir kisedarı olduğu gibi
Divân-ı Hümayun kalemlerinin şefi olan reisülküttabın da ayrıca kisedarı 284 olduğu görülmektedir. Diğer tüm kalemler gibi Defterhâne’nin de bir kisedarı bulunmakta olup, bunlar
Defterhâne kâtipleri içerisinden, diğer Defterhâne görevlileri olan kâtipler, şakirdler gibi defter emininin arzı ile göreve tayin olurlardı. 285
Kisedarın başlıca görevi Defterhâne’nin işleyişinde defter eminine yardımcı olmak ve defter emininin bulunmadığı zamanlarda memurlara nezaret etmekti. Netâyicü’lVukû’at müellifinin belirttiğine göre Defterhâne’nin, diğer münâvebe mansıblarında olduğu gibi, başında bir amiri bulunmakla birlikte tüm işleri kisedar efendi eliyle yürütülürdü.
Defterhâne’deki günlük muamelatla ilgili yazıları mühürleyip kese içerisinde “sahh” olunmak
üzere defter eminine götürüp getirmek de onun işi idi. 286 Ayrıca Defterhâne’de mestur olan
zeamet, timar, has ve evkaf kayıtları ile ilgili bir tashih yapılacağı zaman, defter eminine hitaben yazılan yazı üzerine, evrak ya da defterleri yine kese içinde nişancıya (Tevkî’iye) götürmek ve işlem yapıldıktan sonra geri getirmek 287 de yine onun görevleri arasındaydı.
Öteden beri uygulanan bir kural olarak kalemde toplanan harçlar kalem çalışanlarına dağıtılırdı. Kisedarın görevlerinden birisi de Defterhâne’nin muameleleri sonucunda biriken harçları toplayıp imam, müezzin, mücellit gibi bu harçlardan geçinen personelin maaşlarını dağıtmak, geri kalanını ise Defterhâne’nin diğer personeline bölüştürmekti. Bu harçlardan personele dağıtılan en büyük hisse defter emininden sonra kisedarın olurdu. Kisedarın
orta akçası denilen harçlardan hisse alması usulü H.1254 tarihinde kaldırılmış ve kendisine
280 Netayicü’l-Vukuat, C.I/II, s.152
281 Mahmud Esad Efendi ile ilgili teferruatlı bilgi için bkz: “Türkiye Kadastrosu-Ekler” kısmı s.226-234
282 Netayicü’l-Vukuat, C.III/IV, s.102
283 Afyoncu, a.g.t., s.97
284 Kalem kisedarları ile ilgili belgeler için bkz: s.45, dipnot.177
285 Uzunçarşılı, Merkez ve Bahriye, s.96
286 Netayicü’l-Vukuat, C.III/IV, s.102
287 Kavanin-i Teşrifat, “Rütbe-i Tevki’i” başlıklı kısım, vrk. Süleymaniye Ktp., Hüsrev Paşa Katalogu, no: 813
66