DEFTERHÂNE’DEN TAPU VE KADASTRO’YA | Page 79

Kuruluşundan Tanzimat’a Defterhâne-i Hakanî Sağdan sola: Darphâne Emini, Nişancı, Defter Emini, Defterdar, Baş Çukadar234 Osmanlı Devleti’nde gerek maliye ve gerekse Divan-ı Hümayun hizmetlerindeki birçok mansıp XVI. yüzyılın sonlarında ihdas edilmişken, devletin ilk memuriyetlerinden birisi olan defter eminliği, XV. yüzyıldan XVII. yüzyılın sonlarına kadar defterdar ve nişancıdan sonra Osmanlı bürokrasisinin başta gelen görevlilerinden birisi olmaya devam etmiştir.235 Defterhâne-i Hâkanî’nin tarihsel gelişimi ile ilgili kısımda da anlatıldığı üzere, XVII. yüzyılın ortalarından itibaren timar sisteminin önemini kaybetmeye başlaması, merkez bürokrasisinin Divan-ı Hümayun’dan Bâb-ı Âsâfî’ye kayıp nişancı ve maiyetindeki defter emininin merkez bürokrasisinin yeni merkezînin dışında kalması gibi sebeplerle önemlerini kaybetmeye başlamışlardır. Bununla birlikte, Defterhâne kütüklerinin arazi ile ilgili hususların temel dayanağı ve ihtilalarda müracaat edilen devletin vazgeçilmez başvuru kaynakları olması defter emininin devlet teşkilatı içindeki önemini XIX. yüzyıl başlarına kadar korumasını sağlamıştır. Defter emininin maiyetinde olduğu nişancı ise giderek önemini kaybedip zamanla maiyeti olan defter emini ile denk bir hâle gelmiş ve nihayet müstakil bir memuriyet olarak kalmasına gerek görülmeyip, H.1250 (M.1834) yılında lağvedilip, görevleri defter eminine verilmiştir. Defter eminleri üç yıl kadar tuğrakeş tevki’i unvanını da kullanmış ve nihayet bu görev defter eminliğinden alınarak H.1252 (M.1837) yılında Bâbıâli’deki tuğranüvislik hizmeti ile birleştirilmiştir. Bu tarihten sonra defter eminliği makamının müstakil bir memuriyet olarak yaklaşık bir yıl daha mevcudiyetini koruduğu ve Defterhâne’nin H.1254 (M.1839) yılında sonrasında Ceride Muhasebeciliği adını alacak olan Ceride Nezâreti’ne bağlanması ile mülhak bir kalem müdürlüğü konuma getirilmiştir. Bazı araştırmalarda defter eminliğinin bu tarihten sonra, ki bu tarih de hatalı olarak verilmektedir, lağvedildiği ifade edilmiş ise de, bunu ortadan kaldırmak şeklinde değil, yalnızca başka bir kaleme bağlanmak, yani ilhak etmek şeklinde ifade etmek daha doğrudur. Zira, Ceride Muhasebeciliği bünyesinde bulunan diğer mülhak kalemler gibi Defterhâne’de muhasebecilik içerisinde bir kalem olarak bulunmaya devam et234 Kaynak: Mecmû’a-i Tesâvîr-i Osmaniye (Osmanlı Resmi Kıyafetleri Albümü), s.14, İstanbul-Çamlıca Basım 235 Afyoncu, a.g.t., s.70 59