DEFTERHÂNE’DEN TAPU VE KADASTRO’YA | Page 65

Kuruluşundan Tanzimat’a Defterhâne-i Hakanî lemleri gibi Bâbıali’nin kalemlerinden birisi olarak sayılmaktadır.175 Yalnızca bu bilgiden hareketle Defterhâne’nin Bâbıali kalemlerinden birisi olduğu ileri sürülemezse de, H.1156’da (M.1743) Defterhâne Topkapı Sarayındaki yerinden ayrılıp, Sultanahmet’teki yeni binasına geçtikten sonra Bâbıali kalemleri içerisine dâhil edilmiş olabilir. Defterhâne-i Amire’nin icmâl, mufassal ve rûznâmçe kalemleri olmak üzere üç alt kalemden (daireden) müteşekkil bir teşkilat olduğu öne sürülmüştür.176 H.1254 (M.1838) tarihinde Ceride Muhasebeciliği’ne bağlanan Defterhâne’nin H.1256’da (M.1840) yeniden müstakil bir daire olarak ihdas edilmesinden sonra, yaptığı işlerin ve işleyişinin büyük oranda değiştiği ve dairenin yeni işleyişe uygun olarak birçok kalem ve şubeye ayrıldığı bilinmekle birlikte, Tanzimat’tan önceki klasik döneminde Defterhâne’nin çeşitli kalem ya da odalara ayrıldığına dair herhangi bir belge ya da bilgiye rastlanamamıştır. Defterhâne’de muhafaza edilen üç önemli defter türü olan mufassal, icmâl ve rûznâmçeler üzerinde uzmanlaşmaya gidilip, daire çalışanları arasında bir iş bölümü uygulanmış olması daha muhtemel olup, bu iş bölümü alt kalemler şeklinde algılanmış görünmektedir. Osmanlı Devlet Teşkilatı’ndaki bütün kalem amirlerinin kisedar (kesedar) denilen yardımcılarının bulunduğu bilinmekte olup, divan kalemlerinin başı olan reisülküttabın ve reise bağlı olan ruus, beylikçi vb. kalemlerin her birinin ayrı ayrı kisedarları177 olduğu kayıtlardan anlaşılmaktadır. Oysa, Defterhâne kisedarlığı178 adı altında tek bir görevli bulunduğu görülmektedir. Anlaşılacağı üzere, Defterhâne’de mufassal, icmâl ve rûznâmçe kalemleri şeklinde bir bölünme olsa idi, her birinin başında ayrı ayrı bir kisedar bulunması gerekirdi179. Bu nedenle, Defterhâne’nin çeşitli kalem kollarına ayrılmayan tek bir kalem olarak görev yaptığını kabul etmek gerçeğe daha uygun görülmektedir. Kısacası, Tanzimat’a kadar olan klasik dönemde Defterhâne-i Amire, Divan-ı Hümayun bünyesinde devletin üç ana kaleminden birisi olarak yer alıp, nişancı’nın maiyetinde olan defter emini’nin idaresinde, araziye müteallik işlemleri gerçekleştiren ve alt kalem kollarına ayrılmayıp, tek bir oda şeklinde görev yapan bir teşkilat olar