DEFTERHÂNE’DEN TAPU VE KADASTRO’YA | Page 62

Kuruluşundan Tanzimat’a Defterhâne-i Hakanî XVI. yüzyılın ilk yarısından itibaren ortaya çıkan bu gelişmeler Defterhâne’deki işlerin yoğunlaşmasına ve personel sayısının artmasına yani teşkilatın büyümesine zemin hazırlamıştır. Nitekim, XVI. yüzyılın başlarında 6’sı ulufeli olmak üzere yaklaşık 15 kişiden oluşan Defterhâne’nin 1577-78 yıllarında 4’ü ulufeli olmak üzere 40 kişiden müteşekkil bir daireye dönüştüğü görülmektedir. 160 Bu rakamlar, XVI. yüzyıl sonlarında ulufeli kâtip sayısının azalarak, timar ve zeamet tasarruf eden kâtip ve şakird sayısının hayli artış gösterdiğini ortaya koymaktadır. Kanunî devrinin getirdiği yeni uygulamalar ve yaklaşık yüz yıl boyunca düzenli olarak devam eden umumî tahrirler, merkezî bürokrasi ile birlikte Defterhâne’nin de iş yoğunluğunu artırmış, ayrıca bu tahrirlerde Defterhâne kâtiplerinin de görev yapması, XVI. yüzyıl sonlarında teşkilat personelinin sayısındaki artışın XVII. yüzyılda daha belirgin bir hâle gelmesini sağlamıştır. Nitekim, H.1024 (M.1615) Revan Seferi’nin yoklama defterlerine göre, seferde 19’u kâtip ve 34’ü şakird olmak üzere 51 timarlı Defter-i Hâkânî personelinin görev yaptığı görülmektedir. Ulufeli kâtiplerle birlikte bu sayı 61’e ulaşmaktadır. Merkezde Defter Emini kaimmakamı* ve diğer kâtiplerle birlikte bu rakamın yaklaşık 80 kişi civarında olduğu görülmektedir. Yine, 1621 tarihinde II.Osman’ın Lehistan Seferi’ne Defter Emini Rıdvan Efendi ile birlikte 99 Defter-i Hâkanî kâtip ve şakirdinin katıldıkları bilinmektedir. Bu görevlilerden mazul olan 6 kâtip ile 16 şakird hesaplandığında aktif olarak görev yapan 77 personel bulunduğu anlaşılmaktadır. 161 Sefere iştirak eden kâtiplerden 6’sının ulufeli olduğu görülmekte olup, bu dönemde ulufeli kâtip sayısının 16 162 olduğu düşünülürse, 10 ulufeli kâtip ve bir o kadar şakird ile başka birkaç görevlinin de sefere katılmayıp merkezde kaldığı söylenebilir. Bu verilerden hareketle Defterhâne’nin XVII. yüzyıl başlarında yaklaşık 95-100 personelden oluşan büyük ve mühim bir daire hâline geldiği görülmektedir. XVII. yüzyılın başlarında 16 olan ulufeli kâtip sayısı,yüzyılın ortalarına gelindiğinde 6’ya ve yüzyılın sonlarında ise 4’e inmiştir. Bu durum Osmanlı bütçesinin ödemeler dengesinde meydana gelen güçlükler nedeniyle, merkezdeki memurlar gibi Defterhâne memurlarının da çoğunun ulûfeli olmalarının makbul görülmeyip, timar ve zeamet verilmek suretiyle dirliğe bağlanmalarından kayn aklanmıştır.163 Ulûfeli kâtip sayısı azalma eğiliminde olan Defterhâne’nin personel sayısı zaman zaman değişmekle birlikte genellikle artış yönünde hareket etmektedir. Nitekim, XVIII. yüzyılın sonlarında Defterhâne görevlilerinin 100 kişiye ulaştığını görmekteyiz.164 160 Koçibey Risalesi, Haz. Yılmaz Kurt, Ankara 1998, s.29; Afyoncu, aynı tez, s.8 * Defterhâne’nin sefere iştirak etmesi hâlinde, diğer birçok memuriyette olduğu gibi Defter Eminleri de yerlerine bir kaimmakam yani vekil bırakırlar ve merkezde yürütülecek işlerin başında bu vekil kalırdı. Örneğin; H.1019 (M.1610) tarihinde Tebriz Seferinde bulunacak olan Defter Emini Abdi Efendi’nin yerine kaimmakamlığa Hasan Efendi’nin tayin olunduğu görülmektedir. Ayrıntılı bilgi için: Topçular Katibi Abdulkadir Kadri Efendi Tarihi, Haz. Ziya Yılmazer, Ankara 2003, C.I, s. 567 161 Emecen, “Sefere Götürülen Defterlerin Defteri”, s.248 162 Koçibey Risalesi, s.51 163 Erhan Afyoncu, “Defterhâne”, DİA, C.IX, s.101 164 İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Osmanlı Merkez ve Bahriye Teşkilatı, Ankara 1988, s.96 42