Türkiye Kadastrosu’nun Tarihçesi
B. OSMANLI DEVLETİ’NDE KADASTRO
1. YAZILI KADASTRO DÖNEMİ
Osmanlı Devleti’nde kadastro dünyanın diğer bölgelerinde ve Avrupa’da uygulandığı üzere “tavsifî kadastro”, yani yazılı kadastro şeklinde uygulanmaya başlanmıştır. Osmanlılarda “tahrir” adı verilen ve önceki Türk ve İslam devletlerinden tevarüs ettirilerek uygulanan
usulde, mülkiyeti büyük oranda devlete ait olan ve küçük parçalar (çiftlikler) hâlinde reayaya
tasarruf etmek üzere verilen arazilerin yazımı esas alınmıştır. Bu yazımlar ise, arazilerin matematiksel işlemlerini ihtiva eder tarzda yapılmayıp, arazilerin hudutlarının genel olarak belirtilmesi ve daha ziyade bu arazilerin kıymetlendirilmesi esasına dayanmaktadır. Tahrir adı verilen yazımlar her şeyden önce malî amaçla yapıldığından, bu yazımlar arazilerin sınırlarından ziyade bunların tasarruf eden kişilerin adları ile verecekleri vergi miktarına yöneliktir. Osmanlı Devleti’nde Orhan Bey ve hatta Osman Bey Devri’nden itibaren arazilerle ilgili yazımların yapıldığı tahmin edilmekte olup, “Tahrir Defterleri” başlıklı kısımda bu defterlerin tarihçeleri ve muhtevaları ile türleri hakkında ayrıntılı olarak bilgi verilmiştir.
Osmanlı tahrirleri günümüz modern kadastrosu tarzında bir kadastro çalışması olmamakla birlikte, Mahmud Esad’ın sınılandırmasını yaptığı iki tür kadastro uygulamasından “tavsifî kadastro”
usûlünde730 , yani yazılı bir kadastro çalışması idi.731
Gerek önceki medeniyetlerde gerekse çağdaşı ülkelerde uygulanan usûlün ötesinde, büyük bir coğrafî
alanda ve her bölgesinde hemen hemen aynı usulle
uygulanan bu yazımlar, kendi dönemi içindeki siyasî,
ekonomik, teknik ve ulaşım şa