Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Defterhâne-i Hakanî
önce tamamlama gayreti içerisine girmiş, gereğince yoklanmadan yalnız ihtiyar heyetlerinin
beyanlarına göre usulsüz kayıtlar tutmuş olup, her ne kadar ülkenin umûmî anlamda tahriri
yapılmışsa da yapılan yoklamaların sağlıklı olmadığı ifade edilmiştir.682
Yapılan yoklama çalışmaları her ne kadar sağlıklı kabul edilmese de, talimatın akabinde Defterhâne’nin nezârete dönüştürülmesinden sonra taşra birimlerine gönderilen 6
Zilhicce 1288 (17 Ocak 1872) tarihli “Tapu Muamelâtı Hakkında Kaza Tapu Kâtipleriyle Sancak
Defter-i Hâkanî Memurlarına Mahsus Talimat” 683 hükümlerine göre bilhassa 1288 ila 1298 tarihleri arasında devam edilen ve memur yoklaması da denilen bu çalışmalar sonucunda senetsiz araziler büyük oranda kayıt altına alınmışlardır. 1288 tarihli bu talimatın ortaya koyduğu en önemli hususlardan birisi, tapu muameleleri sonucunda ortaya çıkan defterler ile birlikte evrak-ı müsbitelerin de muhafaza altına alınması hükmüdür. Böylece, günümüzde uygulanmakta olan usulün temelleri atılmıştır.684
Sancaklarda bulunan Defter-i Hâkanî memurları ise yoklamalar sonucunda oluşan
ilmühaber koçanlarına göre icmâl defterleri tutmuşlar ve kâtiplerin işlemlerini kontrolden
geçirmişlerdir. Vilayette bulunan Defter-i Hâkanî müdürlüğünde ise müdürün kontrolü altında ve