DEFTERHÂNE’DEN TAPU VE KADASTRO’YA | Page 200

Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Defterhâne-i Hakanî Defterhâne’nin taşra teşkilatı bulunmadığından C. Ahir 1274 tarihli Tapu Nizamnâmesi’ne göre vilayetlerdeki tapu muameleleri sahib-i arz sıfatı ile defterdar, mal müdürleri ve mal memurlarınca yürütülmekte olup,678 ayrıca gerektikçe Defterhâne’den görevlendirilen kâtiplerce de kayıt işlemleri yapılmaktaydı. Ancak tapu işlemleri ile ilgili yeni usulün bir nizama sokulabilmesi ve bilhassa vergi gelirlerinin kontrol altında ve tek elde toplanabilmesinin temini için Defterhâne’nin taşra yapılanmasının kurulması gerekmekteydi. Bu amaçla 18 Safer 1284 (21 Haziran 1867) tarihinde ilan edilen “Vilayet Tapu Mesâlihi Hakkında Talimat” 679 hükümleri gereğince eyalet merkezlerinde Defter-i Hâkanî Müdürlükleri ile bunlara bağlı olarak çalışacak olan sancaklarda Defter-i Hâkanî memurları ve kazalarda ise tapu kâtiplerinden oluşmak üzere taşra teşkilatı yapılandırılmıştır. Taşra teşkilatının ise Defter-i Hâkanî Emânet-i Behiyye’sine karşı sorumlu olacağı ifade edilmiştir. Bununla birlikte Defteri Hâkanî memurları ve kaza kâtipleri henüz tayin olunmayan, dolayısıyla taşra teşkilatlanmasının kurulamadığı yerlerde yine mal memurları sahib-i arz sıfatıyla tapu muamelelerine devam etmişlerdir.680 26 Zilhicce 1292 (M. 23 Ocak 1876) tarihli bu tezkereden anlaşılacağı üzere Defterhâne’nin taşra yapılanmasının tamamlanması uzun bir süreç sonunda gerçekleşebilmiştir. Teşkil edilen Defter-i Hâkanî Emâneti taşra teşkilatının 1274 tarihli Arazi Kanunu ile 1274 tarihli Tapu Nizamnâmesi ve 1276 tarihli Tapu Senetleri Hakkındaki Talimat ve Tarifnâmeler gereğince muamelelerini yürütecekleri umûmî olarak tespit edilmiştir. Başlangıçta söz konusu hukukî metinlere istinaden muamelelerini gerçekleştiren Defterhânei Hâkanî taşra dairelerinin görevlerinin, yapılan her işlem için ayrı başlıklar altında düzenlenmek üzere zamanla modern anlamda tapu sicil tüzüğü hâline getirildiği görülmektedir.681 Hazırlanan muamelat rehberinin muhtevasından Defterhâne’nin tam anlamıyla bir tapu teşkilatı hüviyetine kavuştuğu anlaşılmaktadır. Defter-i Hâkanî teşkilatının 1284 tarihinde taşra teşkilatı oluşturuluncaya kadar arazilerin yazımları 1263 tarihli tapu nizamnâmesi gereğince arazileri tasarruf edenlerin beyanları ve senetlerini yenileme müracaatları ile zaman zaman Defterhâne’den görevlendirilen kâtiplerin çalışmaları sonucunda sürdürülmekteydi. 1284 tarihli taşra teşkilatı talimatnamesi gereğince ise her kazada görev yapan tapu kâtiplerinin köy arazilerini birebir gezerek yoklamasının yapılması, senetsiz arazilerin “hâriç ez defter” yer kalmayacak şekilde tahrir edilmesi kararlaştırılmıştır. Kaza tapu kâtiplerinin en önemli görevlerinin söz konusu yoklamaları yapmaları olduğu talimatta belirtilerek muhtar ve ihtiyar heyetlerinin de bunlara yardımcı olmaları gerektiği ifade edilmiştir. Kaza kâtipleri yaptıkları yoklama sonuçlarına göre tanzim edilen ilmühaber koçanlarını hemen doldurarak ilgililerine teslim edeceklerdir. Kaza kâtiplerinin yaptıkları bu işlerde “kâtibiye harcı” denilen bir gelire sahip oldukları görülmektedir. Kâtipler gerektiğinde ellerine geçen bu harçtan ödenmek üzere kendilerine yardımcı ve kâtip tutmaya da mecbur edilmişlerdir. Bu usulün sonucu olarak kâtipler işlerini bir an 678 TKGM. KK.“Tapu Nizamnâmesi, Suret-i Hatt-ı Hümayun”, madde 1 679 Karakoç Serkis, a.g.e., C.I, s.346-354 680 Ali Haydar, a.g.e., s.30 681 Rehber-i Muamelat, Bilimum Defter-i Hakanî İdarelerince Cereyan İden Muamelat-ı Tasarruiyede Mâbe’l-tatbik olacaktır, Samsun 1339: Rehberin kesin hazırlanış tarihi tespit edilememiş olup, eldeki nüsha 1339’da basılmış olan örneğidir. 180