Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Defterhâne-i Hakanî
ve defterler hangi kaza veya livaya ait olduğunu gösterecek şekilde zarlanıp merkeze gönderilecektir. Defterhâne’de bunların ikinci nüshaları kaydedileceği gibi, tapu senetleri düzenlenip mahalline gönderilecek ve gönderilen tapu senetleri ilgililerine verilecektir. Bilhassa,
Tarifname’nin 11. bendinde ifadesini bulan “Sicillerin muhafazası ve bunlarla ilgili olarak sorumlulukların belirlenmesi” önceleri tasarruf, sonraları mülkiyet hakkının tescili hususunda
hukukî delil olan tapu sicillerinin muhafazasının önemini bir kez daha ortaya koymuştur.660
Tapu hakkında ilan edilen gerek talimat ve gerekse Tarifnâme, Cumhuriyetin ilk yıllarında da uygulanmaya devam edilecek olan tapu senedi düzenleme usulünün temellerini
atmıştır. Hatta bu usul günümüze değin uygulanmaya devam edilmiş olup, günümüzde de
tapu senetleri üç nüsha düzenlenip, asıl senet ilgilisine verilmekte, 1. nüshası mahallinde, 2.
nüshası ise 2002 yılına kadar Merkez’de, 2002 yılından sonra ise Bölge Müdürlükleri arşivlerinde muhafaza edilmeye devam edilmektedir.
660 Yavuz Yeşilyılmaz, “İmparatorluktan Günümüze Yaşayan Arşivlerimiz ve Bilgi ve Belgelerde Bilgisayar Uygulamaları”, Tapu ve Kadastro
Dergisi, Ankara 1998, S.23, s.28
175