DEFTERHÂNE’DEN TAPU VE KADASTRO’YA | Page 196

Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Defterhâne-i Hakanî E. TANZİMAT’TAN SONRA DEFTERHÂNE’NİN TEŞKİLAT YAPISI, İŞLEYİŞİ VE GÖREVLERİ Kuruluşundan 1847 tarihine kadar olan ve klasik dönemi olarak adlandırabileceğimiz dönemde, devletin üç ana kaleminden birisi olup, nişancının maiyetindeki defter emininin idaresi altında bulunan Defterhâne-i Âmire alt kalem kollarına ayrılmayan tek bir oda şeklinde hizmet veren sade bir yapıya sahipti. Timar sisteminin ana kütükleri olan tahrir defterleri ile diğer ilgili defterler üzerinde arazi ile ilgili her türlü muamelatın yürütüldüğü teşkilatta, defter emininin yardımcısı durumundaki kisedar ve kalemin asıl memur kadrosunu oluşturan kâtipler ve şakirdler ile mülazımlar, sarraf, mücellid, odacı, defterci, imam ve müezzinden müteşekkil kadrosu ile personel yapısı olarak da sade bir hüviyete sahipti. Personel sayısı teşkilatın devlet yapısı içersindeki önemine ve iş yoğunluğuna göre zaman zaman yükselip azalan Defterhâne, 1254-1256(1838-1840) tarihleri arasında Ceride Muhasebeciliği bünyesinde hizmet verdikten sonra, Tanzimat’ın ilanını müteakip yeniden müstakil bir teşkilat olarak ihdas edilmiştir.661 Tanzimat Fermanı’nın öne çıkardığı, bilhassa mal güvenliği ve eşitlik gibi prensiplerin yansıması olarak toprak hukuku ile ilgili çıkarılan tebliğ, irade, kanunnâme, nizamnâme ve talimatların sonucunda Osmanlı toprak sisteminde ve bu sistemin idaresine yönelik uygulamalarda önemli değişiklikler ortaya çıkmıştır. Tanzimat Fermanı’nda ifadesini bulan mal güvenliği ve eşitlik anlayışı gereğince uygulamaya konulan ilk düzenlemeler menkul ve gayrimenkul mallar için vergilerin belirlenmesi ve herkesin eşit tutularak vergilerin adil bir şekilde toplanması, aşar vergisinin ülkenin tümünde 1/10 oranında toplanması ve kadim kanunlar gereğince 3 yıl boş bırakılan arazilerin başkasına ihale edilmesinde özür durumunun dikkate alınması uygulamaları olmuştur.662 Tanzimat’ın ilanından sonra arazi hukuku ve Defterhâne’nin işleyişi ile teşkilat yapısında köklü yenilikleri beraberinde getiren en önemli düzenleme 7 Cemaziye’l-evvel 1263 (23 Nisan 1847) tarihli Resmî Tebliğ ve bunu müteakip ilan edilen Tapu Nizamnâmesi ile ortaya çıkmıştır.663 Timarlı Sipahi ordusunun ortadan kalkmasından sonra o zamana kadar araziyle ilgili muamelelerde sahip-i arz sıfatıyla yetkili olan ve senet düzenleme salahiyetine sahip olan sipahilerin yetkileri mültezimlere ve sonrasında muhassıllara geçmişti. Ancak bunlar vergi toplama ve senet verme işinde tecrübesiz olduklarından ve yetkilerini suiistimal ettiklerinden haksızlıklara ve devletin zararına sebep olmuşlardı. Tapu senedi verme işinin ve tapu kayıtlarının bir sicile kaydedilmesi görevinin merkezî bir teşkilat elinde ve kontrol altında yürütülmesi gerekliliğinin bir sonucu olarak, eskiden beri arazi ile ilgili muamelelerin yürütüldüğü ve kayıtların tutulduğu Defterhâne-i Âmire Kalemi bu işle görevlendirilmiştir. Yapılan bu düzenleme ile hem senet düzenleme işinin merkezin kontrolü altına alınması hem de araziyle ilgili vergi gelirlerinin merkezî hazine elinde toplanması hedelenmiştir. 661 Ayrıntılı bilgi için bkz: ”Kuruluşundan Tanzimata Defterhâne-i Hakanî”, I. Bölüm, s.35-72 662 Tanzimat’tan sonra arazi hukuku ile ilgili düzenlemeler hakkında ayrıntılı bilgi için bkz: II. Bölüm, s.127-165 663 Tebliğ-i Resmi ve Tapu Nizamnâmesinin tam metni ve görüşler için bkz. II. Bölüm, s.132-149 176