DEFTERHÂNE’DEN TAPU VE KADASTRO’YA | Page 162

Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Defterhâne-i Hakanî bâbda bir gûnâ cebr sûreti olmayarak ancak o misillü senedât-ı ‘atîkanın tebdîli ashâbı hakkında hayırlı olacağının dahi i’lânıyla tâlib olanlar haklarında iktizâsının icrâ kılınması 8Mahlûl tarla haber verilmeyerek mektûm kalmış olup da sonradan haber alındıkda tasarruf eden şahıs tapuya müstahak olan kesândan bulunur ise erbâb-ı vukûfun takdîr eylediği mu’accele-i misliyyesiyle ve eğer ecânibden ya’ni tapuya müstahak olmayan kesândan ise bâlâda beyân olunan tedkîkât icrâ ve müzâyede olunarak değer-bahâsına tefvîz olunması 9- Babadan ve anadan intikâlen ve yâhûd akrabâdan olarak bi’l-istihkâk arâzîye mutasarrıf olanlar gibi on seneden mütecâviz bilâ-sened yedinde tarla bulunan eşhâs dahi mutasarrıf olacağından o makûlelerin yedlerinde olan tarlanın mahlûl ‘adıyla yedinden alınması mugâyir-i kânûn olup fakat intikâl harcı mikdârı resm ahzıyla müceddeden sened verilip kemâkân yedinde ibkâ olunması 10- Müte’ârif eşhâs ‘uhdelerinden münhal olan çiftlikât ve arâzîden mâ-‘adâ arâzîi mahlûleyi her kim haber verir ise meclisçe müzâyede ve tefvîz icrâ olunduktan sonra bedel-i mu’accelinden bi’l-hesâb haber veren kimesneye yüzde 5 guruş ihbâriyye verilmesi ve o makûle müte’ârif olmayan mahlûlâtın boz ve hâlî bulunan arâzî-i mîriyyenin zirâ’at müdürleri yâhûd vekîlleri ma’rifetleriyle zâhire ihrâcâtında bedel-i mu’accelâtından humsu, haber veren zirâ’at müdürü ise ona ve müdür vekîli ise humsunun nısfı vekîle ve nısf-ı diğeri tâbî’ olduğu mahallin zirâ’at müdürüne i’tâ kılınması mukaddemki usûl iktizâsından ise de boz ve hâlî bulunan arâzîyi müceddeden açacak olanlardan bend-i âhirde gösterildiği vechle li-ecli’t-teşvîk mu’accele alunmayarak meccânen sened verileceğinden bu maddede humsa mahal kalmayıp fakat mahlûlât-ı vâkı’ayı zirâ’at müdürleri ve vekîlleri haber verdikleri hâlde humsundan sarf-ı nazarla sâ’irleri gibi bunlara dahi kezâlik yüzde 5 guruş ihbâriyye i’tâ olunması 11- Ashâb-ı arâzîden biri mutasarrıf olduğu tarlasını âhere ferâğ murâd eyledikte meselâ yalnız mefrûğün-leh meclise gelip de filan kimesne tarlasını bana ferâğ eyledi deyü vâki’ olan ifâde-i mücerredesine i’tibâr olunmayarak fâriğ ve mefrûğün-leh birlikte oldukları hâlde takrîrleri alınarak ona göre mazbatasının tanzîm olunması 12- Usûl-i meşrûhaya tatbîkan bu tarafa gönderilecek arâzî mazbata ve senedleri âher evrâk ve torbalara karıştırılmayıp mahsûs bir zarf derûnuna konulup zarfın üzerine arâzî senedâtıdır, deyü işâret olunduktan sonra zîrî dahi re’s-i sancakta olan büyük meclis mührüyle ve mürekkeble temhîr ve postahâne tarafına tesyîr olunarak hîn-i vürûdunda postahâne tarafından dahi mahallî vâli ve mutasarrıf ve muhassılının kapu kethüdâsı ve müdîr-i umûrları tarafına verilip oralardan dahi mührü fekk olunmaksızın do I