Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Defterhâne-i Hakanî
dan kalan topraklara erkek çocuklar bile dışarıdan herhangi birisi gibi tapu resmini ödeyerek
talip olabilmekteydi. 14 C.Evvel 1263 tarihli Tebliğ’de kız ve erkek evlatların hak sahibi olduklarının belirtilmesine rağmen, haklarını aramak üzere ne kadar süre boyunca dava açabileceklerinin belirtilmediğini ifade eden ve defter emini tarafından Meclis-i Vâlâ’ya sunulan tezkirenin573 sonucunda çıkarılan ve yeni hazırlanmakta olan kanuna574 zeyl olmak üzere Muharrem 1264 (Aralık 1847) tarihinde ilan edilen Kanun Maddesinde “Kız ve erkek evlatların anne ve babalarından intikal eden arazi-i mîrîye üzerinde hak sahibi olduklarını ve haklarını aramak üzere intikalden itibaren on sene müddetle dava açma hakkına sahip bulunduklarını” 575
ortaya koymuştur.
23 R.Evvel 1265 (16 Şubat 1849) tarihinde ilan edilen bir irade-i seniyye
Bunlardan sonra 23 R.Evvel 1265 (16 Şubat 1849) tarihinde ilan edilen bir irade-i seise, verasetle ilgili hususlarda şer’î hükümlerin uygulanmasının gerekliliğini dile getirip, miras karşısında evlatların yanı sıra evladı olmaması hâlinde sırasıyla erkek ve kız kardeşleri, baba ve annesini ve oğlunun oğlunu hak sahibi olarak kabul etmiştir. Bunlardan sonraki tarihlerde, hatt-ı hümayun ile kabul edilen bir kanun