DEFTERHÂNE’DEN TAPU VE KADASTRO’YA | Page 148

Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Defterhâne-i Hakanî dası görülmeyen ve fakat hâlâ yürürlülükte olan iltizam usulü sebebiyle devletin siyasî ve malî işleri bir adamın keyfine bırakılmış olup, bundan sonra herkesin emlak ve gücüne uygun bir vergi belirlenecek ve kimseden fazladan bir şey alınmayacaktır… Velhasıl kanunlara dayanan bir nizam tesis edilmedikçe güç, kalkınma, huzur ve asayiş mümkün olmayacağından bu düzenlemeler yapılacaktır… Herkes mal ve mülkünde tam bir serbestiyet içinde malik ve mutasarrıf olacak… Halkın Müslim ve gayrimüslim ayrımı olmaksızın tümü can, ırz, namus ve mal güvenliği noktalarında eşit tutulacaktır… Şeriata uygun olan bu kanunlar devleti, mülkü ve milleti ihya etmek için uygulanacağından, bunlara muhalif hareket edilmeyeceğine dair tüm ulema ve vükela Hırka-i Şerif Odası’nda Allah adına yemin edeceklerdir. Aykırı hareket edenler ise kim olursa olsun (ulema ve vüzera) hatıra gönüle bakılmaksızın cezalandırılacaktır…” 554 Tarihçi Lütfi Tanzimat Fermanı’nın ilanını “…o hüsn-i kıraat ve letâfet-i hitâbet görülmüş şey değildir; akabinde toplar atılarak kurbanlar kesildi ve keyfiyyet bi’l-cümle memalike ilan olundu.” ifadeleriyle aktarmaktadır. Fermanın ilan edildiği günün yıl dönümlerinde fener alayları düzenlenmesi ve hatta bugünün anısına bir anıt dikilmesi kararlaştırılmıştı. 555 Böylesi bir heyecanla ilan edilen Tanzimat Fermanı, devletin resmî gazetesi Takvimi Vakayi’de yayınlandığı gibi her eyalet valisine ve sancak mütesellimine tebliğ edilip, hükümlerin icrasına derhâl geçilmesi, şehir merkezlerinde merasimle halka okunması, kaza ve kasabalarda ise tüm reayaya güzelce anlatılması istenmiştir. Tanzimat’ın din ve devlet ile mülk ve milletin ihya ve mamur edilmesine yönelik hayırlı bir çalışmanın başlangıcı olduğu açıklanmıştır.556 Ferman, çıkarları zedelenen bazı gruplar tarafından baltalanmaya çalışıldı ise de 557 genel olarak kabul gördü ve memnuniyetle karşılandı. Ferman yalnız ülke içinde değil batıda da genel anlamda olumlu karşılanıp, insancıl ve liberal düşüncelerle imparatorluk halkının sosyal koşullarını geliştirmek için atılan ilk büyük adım olarak değerlendirildi.558 Ferman genel olarak devletin otoritesi ve hükümdarın gücüyle ilgili geleneksel bakış açısına bağlı görünmekle birlikte, Batılı devlet ve kanun anlayışına uygun bazı devrimci kavramlar da getirmiştir. 559 Bunların en başında ise halkın can, mal, namus güvenliğinin Müslim ve gayrimüslim ayrımı yapılmaksızın eşit bir şekilde korunması ve hakların kanunlar çerçevesinde ve eşitlik ilkesine bağlı olarak belirlenmesi söylenebilir. 554 Tanzimat Fermanı’nın tam metni ve sadeleştirilmiş özet metinleri için bkz.: DÜSTUR, 1. Tertib, C.1, s.4-7; Enver Koray, Türkiye’nin Çağdaşlaşma Sürecinde Tanzimat, İstanbul 1991, s.19-22; Halil İnalcık, Mehmet Seyitdanlıoğlu, Tanzimat: Değişim Sürecinde Osmanlı İmparatorluğu, Ankara 2006, s.1-3; Mete Tunçay, “Tanzimat Fermanı”, Tarih ve Toplum Dergisi, C.12, S.77, Kasım 1989, s.266-267; Engelhard, a.g.e., s. ; Halil İnalcık, “Sened-i İttifak ve Gülhane Hatt-ı Hümayunu”, Belleten, C.XXVIII., Ekim 1964, S.112, s.611-614; Coşkun Çakır, “Bir Reform Hareketi Olarak Tanzimat: Hazırlanması, İlanı, Tepkiler ve Uygulanması”, Türkler, C.14, s.708-710 vs. 555 Abdurrahman Şeref, a.g.e., s.44; Coşkun Çakır, a.g.m., s.701: Tanzimat’ın anısına dikilmesi düşünülen abide projesi için bkz.: Abadan, a.g.m., Tanzimat, C.I., s.32 556 İnalcık, “Tanzimat’ın Uygulanması ve Sosyal Tepkileri”, Belleten, C.XVIII., S.112, Ekim 1964, s.623; Kamuran Birand, Aydınlanma Devri Devlet Felsefesi’nin Tanzimat’a Tesirleri, Ankara 1998, s.73: Birand, Tanzimat’ın devlet adamlarınca, fermanda ifade edilen ikirlerin halkın tüm fertlerine ulaştırmak ve anlatmak için büyük çaba sarfedildiğini, ancak ikirlerin yeterince aşılanamadığını, köklere inilemediğini ve kısa vadede etkili olamadığını; bununla birlikte fermanın, sonraki devrede hedeleri gerçekleşti &V6V