DEFTERHÂNE’DEN TAPU VE KADASTRO’YA | Page 142

Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Defterhâne-i Hakanî söylenebilir. Böylece, padişaha mutlak bir şekilde bağlı olan kul bürokrasisi yerini, padişah karşısındaki konumu bir ölçüde de olsa güvenceye alınmış 526 merkezî bürokrasiye bırakmıştır. Yukarıda sayılan reformlar da etkili olmakla birlikte, Defterhâne kaleminin yapısında yakın dönemde etkisi görülecek en önemli gelişmelerden birisi, 1831 yılında yapılan nüfus sayımı ve mülk yazımı idi. Amaç doğrudan doğruya vergi ve askerlikle ilgili olup, nüfus sayımı yanında verimli ve sıhhatli bir vergi sistemi oluşturmak üzere arazilerin de yazımının yapılması 527 üzerine, bunlarla ilgili defter ve kayıtları tutmak üzere Ceride Muhasebesi kurulmuştu. 528 Ceride Nezâreti kurulurken, daha sonra Defterhâne’nin de buraya ilhak edilmesi planlanarak, Mevkûfat ve Ceride kalemleri birleştirilmişti. Dönemin reformları içerisinde en önemlilerinden bir diğeri de, III. Selim Devri’nde büyük kısmı iltizam usulüne tatbik edilen tımar sisteminin, geri kalan kısımlarının da kaldırılarak iltizama geçirilmesiydi. 529 Osmanlı esas yapısının bozulmasının en önemli nedenlerinden birisi sayılan tımar sisteminin bozulması ve tedricen iltizam sistemine geçilmesi usulünün devlete verdiği zarar anlaşılınca, Tanzimat’tan sonra bu konuda tedbirler alınırken ortaya çıkan uygulamalar, eski önemini kaybeden Defterhâne-i Hâkanî teşkilatının yeniden önem kazanmasına ve hatta nazırlık olarak teşkilat yapısının büyümesine varan etkiler ortaya çıkmıştır. Esasen bu dönemde tımar sisteminin kaldırılması reformunun da, artık devlete bir katkısı kalmayan sipahi ordusunu ortadan kaldırmaya yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim, uygulamada tımar sisteminin uzunca bir müddet daha devam ettiği arşiv belgelerinde görülmektedir. II. Mahmud Devri’nin bürokratik sisteme ilişkin reformları içerisinde en önemlilerinden birisi de, eski dönemlerin devlet memurlukları ile kalemlerinin nezaretlere dönüştürülmesi ve memurlukların üzerinde, istişarî amaçla bazı meclislerin kurulmasıydı. Bu dönemde kurulan meclislerin, bilhassa Tanzimat’ın ilanından sonra hazırlanan hukukî vesikaların ortaya çıkmasında mühim katkıları olmuştur. Nezâretler sistemine geçiş ile birçok kadim memuriyet ortadan kalkarken, bazıları çok daha önemli bir konuma yükseldi. Örneğin, nişancılık (tevkii) memuriyetinin lağvedilmesi ve bir kısım görevlerinin defter eminine devredilmesi, önemi bu dönemde iyice azalan Defterhâne’nin bir süre daha müstakil bir teşkilat olarak kalmasını sağlamıştır. II. Mahmud Devri reformları yalnızca isim değişikliğinden ibaret reformlar olmayıp, nezaretlerin kurularak Avrupa’daki resmî kurumların benzerlerinin Osmanlıda da oluşturulması, memurların kılık kıyafetlerinin ve çalışma saatlerinin belirlenmesi ve diğer ilgili reformlar, yepyeni bir merkezî bürokratik yapının ortaya çıkmasının başlangıcıydı. Böylece daha önce her işte çalışabilen memurlar yerine, kendi işinde uzmanlaşmaya başlayan yeni memur kadroları da oluşmaya başladı. Bu reformlar zamanla devlet teşkilatının modern bir yapıya kavuşmasını sağlayacak, hatta Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarındaki yeniliklere de ilham kaynağı oluşturacaktı. 526 Aslan, Yılmaz, a.g.m, s.290 527 Lewis, a.g.e., s.91 528 Akyıldız, a.g.e, s.101 529 Lewis, a.g.e, s.91-93 122