DEFTERHÂNE’DEN TAPU VE KADASTRO’YA | Page 106

Kuruluşundan Tanzimat’a Defterhâne-i Hakanî le meydana gelebilecek umumî değişiklikler de tahrirleri gerektirmekteydi.392 Ayrıca, fethi müteakip yapılan ilk tahririn sıhhatli bulunmaması da tekrar tahrir yapılmasına neden olmaktadır.393 Bunların yanı sıra kanun gereğince vilayet tahririnden beklenen amaç, her tahrirde hâriç ez defter olan yerleri dâhil-i defter etmek olduğundan, defter harici kalan yerleri de kayda geçirmek maksadıyla tahrir yapılmaktadır.394 Bir bölge tahrir olunurken defter-i atikte yazılı olduğu hâlde defter-i cedidde kimseye tevcih edilmemiş olan arazi ile evvelce orman ve kûhistan (dağlık arazi) iken sonradan araziye dönüştürülmüş olan yerler divan ıstılahında hâriç ez defter olarak adlandırılmaktadır.395 Zaten tahrirlerin de en önemli amacı, defter harici bir yer bırakmayıp, tüm vergi gelirlerinin en küçük teferruatına kadar tespit edilip değerlendirilmesidir. Sayılan amaçlara hizmet etmek üzere yapılan tahrirler yalnız bir bölgeye mahsus olarak yapılabileceği gibi tüm ülkeyi kapsayacak umumî tahrir şeklinde de yapılabilir. Bu şekilde bir bölgenin veya memleketin tahririne karar verildiğinde, Fatih Devri ve sonraki devir defterlerinde mutad olarak görülen usule göre tahrir işi için bir emin ve yanına bir kâtip tayin edilirdi. Tahrir işinde görevlendirilen bu emin ve kâtiplerin isimleri, genellikle defterin baş tarafında yer alan mukaddime veya kanunnâmelerin sonundaki mühürlerden tespit edilebilmektedir.396 Vilâyet tahririnden asıl sorumlu olan tahrir emini idi. Tahrir eminine “mübaşir, muharrir, il yazıcı veya vilâyet kâtibi”397 de denilmektedir. İl yazıcılarına çok önemli ve o ölçüde sorumlulukları olan güç işler verilmişti. Bu nedenle tahrir eminleri başlangıçta Umur Bey, Halil Bey, Mevlana Vildan, Mevlana Kirmastı, İbn-i Kemal, Ebu’s-Suûd gibi geniş bir hukuk anlayışına ve kanun bilgisine sahip kadıaskerlik, kadılık, müderrislik, sancakbeyliği ya da defterdarlık mevkilerindeki başarılı hizmetleriyle tanınmış dürüst, dindar, adil o nispette faziletli ve önemli şahsiyetlerden seçilirlerdi. Tahrir işinden görevli kâtipler de devlet merkezinde idarî ve askerî teşkilatın beyin merkezî olarak kullanılan Defterhâne bürolarındaki tahrir defterleri üzerinde yıllarca çalışmış, geniş kanun bilgisine sahip kâtipler veya Divan-ı Hümayun ve defterdarlık dairelerinde hizmet et