Biz En Çok Sizi Üzdük Efendim
Gökhan Kırcılı
"Babacığım, sana emredilen neyse onu yap. İnşaAllah beni
sabredenlerden bulacaksın, dedi"
Ey babacığım, iki gözümü de bağla. Can acısı ile yüzüne sert bakarak
günahkâr olmaktan korkuyorum. Sen de gözlerimi gördüğünde,
kesmeye kıyamazsın. Allah'a karşı suçlu durumuna düşersin- Ey
babacığım, ellerimi de ayaklarımı da bağla, can acısıyla titrerken sana
zahmet vermeyeyim. Üzerine kan sıçratmayayım.
Gülistan cemalinize hasret kaldık Efendim(a.s). Bastığınız toprağın
sarhoşu olduk. Her doğan güneşten aldık haberinizi. Her batan
güneşten.
Sayısız yıldız bıraktıysanız da her yıldızın ışığından Sizin hasretinizi de
aldık Efendim… İsminizle güzelleşti cümlelerimiz. Sizi anarak
kıymetlendirdik vaktimizi. Hayatımıza yön verdik hâlinizle. Bize sabrı
öğrettiniz Efendim. “Allah sabredenlerle beraberdir” dediniz. En çok da
Siz sabrettiniz. Bizimle aranıza Kevser Havuzunda hiçbir şey koymadınız.
Hep bize dualar ettiniz. Bizi hep uyardınız. Dünyaya teşrifinizde de,
hayatınızda da ve âhireti şenlendirdiğiniz vakitte de hep ümmetim
dediniz. Hiç şüphemiz yok ki âhiret gününde de hep ümmetim
diyeceksiniz. Rahmet peygamberi sıfatınızın yanında sabır
peygamberisiniz de. En yakınlarınızın vefatlarına ve Size yapılan hadsiz
işkencelere sabrettiniz. Sizi en çok üzenlere defalarca gitme sabrını
gösterdiniz. Ve biz ümmetiniz olarak sabır etmeyi unuttuk Efendim…
Sizin günlerce hatta aylarca bin bir sıkıntıyla kat ettiğiniz yollarda biz beş
dakika beklemeye sabredemiyoruz.