Aralık aralık | Page 66

Biz En Çok Sizi Üzdük Efendim Gökhan Kırcılı "Babacığım, sana emredilen neyse onu yap. İnşaAllah beni sabredenlerden bulacaksın, dedi" Ey babacığım, iki gözümü de bağla. Can acısı ile yüzüne sert bakarak günahkâr olmaktan korkuyorum. Sen de gözlerimi gördüğünde, kesmeye kıyamazsın. Allah'a karşı suçlu durumuna düşersin- Ey babacığım, ellerimi de ayaklarımı da bağla, can acısıyla titrerken sana zahmet vermeyeyim. Üzerine kan sıçratmayayım. Gülistan cemalinize hasret kaldık Efendim(a.s). Bastığınız toprağın sarhoşu olduk. Her doğan güneşten aldık haberinizi. Her batan güneşten. Sayısız yıldız bıraktıysanız da her yıldızın ışığından Sizin hasretinizi de aldık Efendim… İsminizle güzelleşti cümlelerimiz. Sizi anarak kıymetlendirdik vaktimizi. Hayatımıza yön verdik hâlinizle. Bize sabrı öğrettiniz Efendim. “Allah sabredenlerle beraberdir” dediniz. En çok da Siz sabrettiniz. Bizimle aranıza Kevser Havuzunda hiçbir şey koymadınız. Hep bize dualar ettiniz. Bizi hep uyardınız. Dünyaya teşrifinizde de, hayatınızda da ve âhireti şenlendirdiğiniz vakitte de hep ümmetim dediniz. Hiç şüphemiz yok ki âhiret gününde de hep ümmetim diyeceksiniz. Rahmet peygamberi sıfatınızın yanında sabır peygamberisiniz de. En yakınlarınızın vefatlarına ve Size yapılan hadsiz işkencelere sabrettiniz. Sizi en çok üzenlere defalarca gitme sabrını gösterdiniz. Ve biz ümmetiniz olarak sabır etmeyi unuttuk Efendim… Sizin günlerce hatta aylarca bin bir sıkıntıyla kat ettiğiniz yollarda biz beş dakika beklemeye sabredemiyoruz.