Aralık aralık | Page 61

Modern Müslüman: Diğergâmlık Kavramı Üzerine Merve Diken Metropol şehirlerden İstanbul’un göbeğinde, birçok ulaşım ağının ortasında kurulmuş olduğundan uğrayanı fazla olan bir alışveriş merkezine, kazma kürek yaktıran bir mart akşamında uğradık. Çisildeyen yağmur damlaları, yerde kaygan zeminin soğuk yüzüne çarptığında sanki keskin, minik buz kristallerine dönüşüyordu. Hava o kadar soğuk. 3 mülteci çocuktan biri, alışveriş merkezinin lüks girişinde; ayakları çıplak, üzerinde kısa kollu tişört, yırtık pantolonu ile duvar dibine sinmiş; avuçlarına nefesini vererek ısınmaya çalışıyordu. Biz gözlerimizi hafifçe üzerinde gezdirdikten sonra hızlı adımlarla girişe doğru devam ettik. Dakikada çocukların önünden ortalama 20-30 yetişkin geçiyordu. Alışveriş merkezinde üç saat kadar oyalandıktan sonra çıkışta aynı çocuğu, malum duvar dibinde, nefesiyle uyuşukluğunu gidermeye devam ederken gördük. Hızla akan insan seli içinde kimse yanaşıp neler olduğunu sorma gereğini bile duymadı. Aynı soğuğa sahip bir akşamda, maneviyat beldesi Eyüp Sultan’a doğru yola çıktık. Her ışıkta yaşları 4 ila 10 arasında değişen 2-3 çocuk, duran araçların camını tıklıyorlardı. Şoför koltuğundaki arkadaş başını sola çevirip bakma gereksinimi dahi duymadı. Ya da o kadar çok dönüp bakmış ki bir kez daha dönüp bakmanın hiçbir şeyi değiştirmediğini gördüğünden yormuyordu boynunu çevirerek. … Zaman geçiyor. Hızla çevremizdeki dert ehlinden uzaklaşıyor, görmüyor gibi yapmanın daha kârlı olduğunu düşünerek gözümüzün alanını daraltmaya yöneliyoruz. ‘ At Gözlüğü ile bakma’ diye uyarılırdık eskiden. Ama şimdi at gözlüklerimizi zihnimizle yapıp onlarsız bakmıyoruz etrafa.