Modern Müslüman: Diğergâmlık Kavramı Üzerine
Merve Diken
Market poşetlerini yüklenmiş, apartman kapısında anahtarı ararken, iki
küçüğün çığlıkları elimizi daha da titretiyor. Zar zor açtığımız kapıdan
içeriye atıyoruz kendimizi. Alt kat komşumuz Hasan Bey, üç kat alt
komşusu ve kiracısı olan Kibar Hanım’ı, iki kuzunun gözleri önünde
tartaklıyor: “ Artık kirayı verin demiyorum. Artık evimden çıkın diyorum
size! “ Gökyüzü, siyaha boyanmış göğsünü daha da kabartıp şimşekler
çaktırıyor. Oysa sinemizde zerre kıpırdama yok. Onca çığlığın arasında
sakince tırmanıyoruz merdivenleri.
Boy boy afişler asılıyor sokaklara, sosyal medya hesaplarında yüzüne
bakılmaya kıyılamayan evlatlarının fotoğrafları yayınlanıyor çarşaf
çarşaf. Kan bağışı talep ediliyor. Bir hafta sonra arayıp “Ç ok duyurmaya
gayret edildi, sonuç nasıl? “ diyorum. “ Sadece iki kişi geldi, trombosit
ihtiyacını karşılayacak yeterli kanı hala bulamadık “ diyor. Nüfusu
15.029.231 olan şehirde; tüm radyo anonsları, televizyondaki alt yazı
geçişleri ve sosyal medya hesaplarındaki paylaşımları düşünüyorum,
usulca ret tuşuna basıyorum telefonun.
Yaklaşık 75 haneli, mahalle bakkalının bulunduğu, herkesin birbirini
yakından tanıdığı bir sokakta; mahalle bakkalı borcu 178 TL’ye ulaştığı
için ekmek dahil hiçbir ihtiyacını vermediği mahalle sakininin
durumundan, bihaber kalan 74 hane..
Sonra modern dünyada, ‘modern müslüman’ olmanın ne demek
olduğunu daha da iyi kavrıyor zihnimiz. ‘Derdiyle dertlenmek’ alıyor
kendini, eviriyor çeviriyor; kocaman bir ‘Bana dokunmayan yılan bin
yaşasın’ çıkıyor ortaya.