yol ıslanmasın diye şemsiye açanlara...
baba bana bağırma ,bülbülleri kaçırdın ormanlarımdan
kulaklarımın kapılarını havalara uçurdun
kapılar baba kapılar pencereleri alıp gittiler
tenorlar kaçtı ses tellerinden
çevreye saçıldı yavru diktatörler
seni ne sopranolar istedi de vermedik baba
BABA BANA BAĞIRMA
bayrak direklerine konan kartalları anlat uzun uzadıya
nasıl da göremediler avcıları
o keskin gözleriyle ....vah.... hah.....şans yıldızlara özgü bir yalan baba
yıldızlara tükürüp tükürüp onları gezegen yaptınız
savaşan halklar taktınız dünyanın boynuna
Yalanları yazdım defterime hiç unutmadım
Radyasyonu radyo istasyonu sanan Bakanları
çiğleri, Meclis tavanını çiğ köftelerle çiğneyen
doğum sonrası acılarını cüce ülkeler doğuran kadınların
hiç unutmadım
sakallarını yüzlerinde,yüzlerini sakallarında unutan adamları
ve ısırgan tarlalarındaki parçalarını Uğur Mumcu'yu biz yapan bombanın
hiç unutmadım uzak yakın tüm tuzakları baba
yolun ezdiği oyuncak bir kamyonsun sen
bir gam ağacısın kar yüküne dayanamayıp kırılan
ilkbaharı gerzeklere ödünç verdin
geri getirmediler güneşin başına gelenleri
BİZ İLKBAHARSIZ
NASIL ANLARIZ BABA?