Bu işe ilk ne zaman başladınız? Anlatır mısınız?
Büyük bir tasarım ustası olan rahmetli eniştem
Türkiz Çam'ın yanına yaz tatillerinde giderdim.
1978'li yıllarda el işçiliği çok önemliydi, çok güzel
işler yapılırdı. Sahil bölgelerindeki işleri, böyle
yetenekli ustalara verirlerdi. Bende eniştemin
yanına gider, tezgahta işler yapmaya çalışırdım.
Ustam bana, " Mustafa senin elin çok iyi, yetenek
var sende." derdi. Onun yanında çalışa çalışa bu
mesleğe adapte oldum. İşimi severek yapıyordum,
sevmeden yapılacak bir iş değil.
Daha çok hangi ürünleri tasarlıyorsunuz ?
Tasarım yapmayı çok seviyorum. Tasarımlarımı
daha çok yüzükler oluşturuyor . Neden bilmiyorum
ama yüzük yapmak beni çok etkiliyor. Tabii ki diğer
takıları da yapıyorum; kolye, küpe, bilezik gibi...
Fakat yüzük benim için ön planda yer alıyor. Yüzük
yaparken taşlarla oynamayı çok seviyorum. Taşların
içlerini oyup, içine etkilendiğim taşlar olan topaz,
kuartz, ametist gibi taşları yerleştiriyorum.
Yerleştirdiğim bu taşların içlerine camiler,
tarihi mekanlar, kabe gibi tasarımlar
yapıyorum.
Şuan bir marka bünyesinde
değilsiniz fakat üretim
yapmaya devam ediyorsunuz.
Bunu nasıl başarıyorsunuz?
Evet şu an bir marka bünyesinde
değilim. Zaten 2009 yılına kadar rahmetli ustamla
beraber çalışıyordum. Tekliflere de açığım.(gülüyor)
Benim yaptığım tasarımlar, el işi olduğu için çok
zorlanmıyorum. Profesyonel anlamda el sanatçıları
ile çalışıyorum; ressamlar, hattatlar, mikro el
sanatçıları, heykeltraşlar gibi...
Şehrazat Hanım'a da güzel takılar
tasarlamışsınız. Şehrazat Hanım'la tanışma
hikayenizi ve kendisine yaptığınız
çalışmalardan bahseder misiniz?
Şehrazat Hanım'la tanışmam çok
ilginçti. Bir gün akşam
saatlerinde telefonum çaldı ve
telefonun ucundaki isim
Şehrazat hanımdı.
Çok heyecanlanmıştım, karşımda Türk müziğine
sözleriyle damgasını vuran bir duayen vardı.
Bana internet sitemdeki yeşil taşlı bir
yüzüğü beğendiğini ve onu yapmamı istedi.
Benim için büyük bir onurdu tabii ki...
Daha sonra başka bir yüzüğe, İslamiyet'in kutsal
mekanı olan Kabe'yi işlememi istedi. Tabii ki ben
daha da çok memnun oldum ve yaptım. Daha
sonra, Şehrazat Hanım'a yaptığım Kabe yüzüğü,
Sezen Aksu'nun dikkatini çekiyor ve çok beğeniyor.
Şehrazat Hanım da dostu Sezen Aksu'ya o yüzüğü
hediye ediyor. Şehrazat Hanım, benim çok saygı
duyduğum kadim dostumdur.
Tasarımlarıma her zaman destek vermiştir.
Başka hangi ünlülere tasarımlar yaptınız?
Eskiden İzmir Fuarı'na ünlü sanatçılar akın eder,
konserler verirlerdi. 1 ay kadar İzmir'de mutlaka
kalırlardı. O dönemlerimde, Zeki Müren, Nükhet
Duru, Müjde Ar, Bülent Ersoy, Coşkun Sabah,
İbrahim Tatlıses gibi isimlere tasarım yapmıştım.
Hatta Amerikalı oyuncu
Clint Eastwood'a
ustamla beraber altın bir kemer
yapmıştık.
Fuarları takip ediyor musunuz?
Fuarları takip ediyorum. Fakat fuar
konusunda biraz sitemlerim var.
Ben el işine, sanata aşık olan bir
insanım. Gittiğim her fuarda ne
yazık ki makineleşme var. Artık el işine çok
az rastlar oldum. Yine de fuarlar mesleki
bilgilerin ve pazarın buluşma noktasıdır.
Eğer bana da bir sponsor firmadan teklif gelirse,
bende hazırladığım koleksiyonlarımı bu fuarlarda
tanıtma imkanı bulurum.
Son olarak bundan sonraki
hedeflerinizden bahseder misiniz?
Bundan sonraki hedefim, 35 yıllık bilgilerimi bu işe
gönül veren kişilerle yurt dışı ve yurt içinde tanıtıp,
ülkemiz için faydalı olmak... Ayrıca VOIR Magazin
Dergisi'ne de teşekkür ediyorum bu hoş sohbet için.
27