Voir magazin Ocak Sayısı | Seite 27

Bu işe ilk ne zaman başladınız? Anlatır mısınız? Büyük bir tasarım ustası olan rahmetli eniştem Türkiz Çam'ın yanına yaz tatillerinde giderdim. 1978'li yıllarda el işçiliği çok önemliydi, çok güzel işler yapılırdı. Sahil bölgelerindeki işleri, böyle yetenekli ustalara verirlerdi. Bende eniştemin yanına gider, tezgahta işler yapmaya çalışırdım. Ustam bana, " Mustafa senin elin çok iyi, yetenek var sende." derdi. Onun yanında çalışa çalışa bu mesleğe adapte oldum. İşimi severek yapıyordum, sevmeden yapılacak bir iş değil. Daha çok hangi ürünleri tasarlıyorsunuz ? Tasarım yapmayı çok seviyorum. Tasarımlarımı daha çok yüzükler oluşturuyor . Neden bilmiyorum ama yüzük yapmak beni çok etkiliyor. Tabii ki diğer takıları da yapıyorum; kolye, küpe, bilezik gibi... Fakat yüzük benim için ön planda yer alıyor. Yüzük yaparken taşlarla oynamayı çok seviyorum. Taşların içlerini oyup, içine etkilendiğim taşlar olan topaz, kuartz, ametist gibi taşları yerleştiriyorum. Yerleştirdiğim bu taşların içlerine camiler, tarihi mekanlar, kabe gibi tasarımlar yapıyorum. Şuan bir marka bünyesinde değilsiniz fakat üretim yapmaya devam ediyorsunuz. Bunu nasıl başarıyorsunuz? Evet şu an bir marka bünyesinde değilim. Zaten 2009 yılına kadar rahmetli ustamla beraber çalışıyordum. Tekliflere de açığım.(gülüyor) Benim yaptığım tasarımlar, el işi olduğu için çok zorlanmıyorum. Profesyonel anlamda el sanatçıları ile çalışıyorum; ressamlar, hattatlar, mikro el sanatçıları, heykeltraşlar gibi... Şehrazat Hanım'a da güzel takılar tasarlamışsınız. Şehrazat Hanım'la tanışma hikayenizi ve kendisine yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz? Şehrazat Hanım'la tanışmam çok ilginçti. Bir gün akşam saatlerinde telefonum çaldı ve telefonun ucundaki isim Şehrazat hanımdı. Çok heyecanlanmıştım, karşımda Türk müziğine sözleriyle damgasını vuran bir duayen vardı. Bana internet sitemdeki yeşil taşlı bir yüzüğü beğendiğini ve onu yapmamı istedi. Benim için büyük bir onurdu tabii ki... Daha sonra başka bir yüzüğe, İslamiyet'in kutsal mekanı olan Kabe'yi işlememi istedi. Tabii ki ben daha da çok memnun oldum ve yaptım. Daha sonra, Şehrazat Hanım'a yaptığım Kabe yüzüğü, Sezen Aksu'nun dikkatini çekiyor ve çok beğeniyor. Şehrazat Hanım da dostu Sezen Aksu'ya o yüzüğü hediye ediyor. Şehrazat Hanım, benim çok saygı duyduğum kadim dostumdur. Tasarımlarıma her zaman destek vermiştir. Başka hangi ünlülere tasarımlar yaptınız? Eskiden İzmir Fuarı'na ünlü sanatçılar akın eder, konserler verirlerdi. 1 ay kadar İzmir'de mutlaka kalırlardı. O dönemlerimde, Zeki Müren, Nükhet Duru, Müjde Ar, Bülent Ersoy, Coşkun Sabah, İbrahim Tatlıses gibi isimlere tasarım yapmıştım. Hatta Amerikalı oyuncu Clint Eastwood'a ustamla beraber altın bir kemer yapmıştık. Fuarları takip ediyor musunuz? Fuarları takip ediyorum. Fakat fuar konusunda biraz sitemlerim var. Ben el işine, sanata aşık olan bir insanım. Gittiğim her fuarda ne yazık ki makineleşme var. Artık el işine çok az rastlar oldum. Yine de fuarlar mesleki bilgilerin ve pazarın buluşma noktasıdır. Eğer bana da bir sponsor firmadan teklif gelirse, bende hazırladığım koleksiyonlarımı bu fuarlarda tanıtma imkanı bulurum. Son olarak bundan sonraki hedeflerinizden bahseder misiniz? Bundan sonraki hedefim, 35 yıllık bilgilerimi bu işe gönül veren kişilerle yurt dışı ve yurt içinde tanıtıp, ülkemiz için faydalı olmak... Ayrıca VOIR Magazin Dergisi'ne de teşekkür ediyorum bu hoş sohbet için. 27