Test Drive | Seite 91

başta tereddüt etti fakat hemen sonra ışıkta kaybolana dek koşarak yakan çıktı. “Git!" diye bağırdı Newt, ThomasT arkasından iterek. Thomas adrenalin patlaması hissetti. Derin bir nefes alıp Minho’nun peşinden gitti; Newt’in de hemen arkasından geldiğini duyabiliyordu. Thomas dışan çıkar çıkmaz şeffaf bir plastiğin içindelermiş gibi hissetti. Çarşaf, kör edici ışığı engellemekte ve yakıcı sıcağı hissetme­ lerini azaltmakta hiçbir işe yaramıyordu. Konuşmak için ağzını açtı fakat sıcaklık boğazım kurutup içeri hava girmesini engelliyor gibiydi. Umutsuzca nefes almaya çalıştı ama sanki ciğerleri alev almıştı. Thomas’ın geçmişe dair hatırladıklan çok az olsa da dünyanın bu halde olacağım hiç düşünmemişti. Parlak ışıktan dolayı gözlerini kapalı olduğu için Minho ya çarptı ve neredeyse düşüyordu. Dengesini yeniden sağlayıp çömeldi ve nefes almaya çalışırken bir yandan da çarşafı tüm vücudunu kapatacak şekilde üzerine sardı. Dışan çıktığı ük anda oldukça endişelenmişti. Diğer iki çocuk da güçlükle nefes alıyordu. “İyi misiniz?” diye sordu Minho sonunda. Thomas homurdanarak evet dedi ve Newt, “Cehennemde oldu­ ğumuza eminim. Buraya hep senin geleceğini düşünmüştüm, Minho, benim değil,” diye karşılık verdi. “Güzel,” dedi Minho. “Gözlerim acıyor ama galiba sonunda ışığa alışmaya başladım.” Thomas gözlerini kısarak yere baktı. Pis ve tozluydu. Grimsi kahverengi birkaç taş vardı. Çarşaf üzerini tamamen kaplamıştı ama beyaz renk o kadar parlıyordu ki sanki tuhaf, teknolojik bir ışık gibiydi. “Kimden saklanıyorsun?" diye sordu Minho. “Ayağa kalk seni sersem, kimseyi görmüyorum.” 103