/ u r f ic i L s u s r ı n t r
Yukarıdan ayak sesleri ve itişmeler duyunca başını kaldırdı ne
Newt ve Minho’nun kare şeklinde, tamamen açılmış kapıdan parlak
gün ışığına çıktıklarını gördü. Tüm merdiven firm gibi ısınmaya başladı.
“Ah, dostum!” dedi Minho yüzünü buruşturarak. “Ters giden
bir şeyler var. Şimdiden tüm vücudum yanıyor!”
“Doğru söylüyor,” dedi Newt ensesini ovarken. “Dışan çıkmalı
mıyız bilmiyorum. Belki de güneşin batmasını beklemeliyiz.”
Kayranlılann şikâyetlerini VVinston’ın ani çığlığı bastırdı. “Hey!
Dikkat edin! Dikkat edin!”
Thomas dönüp Winston’a baktı. Birkaç basamak aşağı inerek
tam üzerindeki bir şeyi gösteriyordu. Tavanda, hemen üstlerinde bir
damla gümüş rengi sıvı eriyerek âdeta büyük bir gözyaşı damlası
oluşturuyordu. Gitgide daha da büyüyerek birkaç saniye içinde erimi ş
yapışkandan bir topa dönüştü. Ardından, kimse bir tepki veremeden
tavandan kopup düştü.
Fakat basamaklarda ayaklarının dibine düşmek yerine yerçekimine
karşı koyup yatay bir biçimde hareket ederek doğrudan Winston’ın
yüzüne yapıştı. Çocuk korkunç çığlıklar atarak merdivenden düşmeye
başladı.
w w w .w e b c a n a v a ri.n e t / O rp p e rse p h o n e
93