Test Drive | Page 79

“Herkes sussun!” diye bağırdı Newt. Çocuklar sessizleştiğinde ifadesiz bir tonda, “Bilmiyorum,” dedi. Thomas onun daha iyi anla­ yabilmek için dikkatlice topu kavradığını duydu. “Bir kafadan daha büyük olduğu kesin. Yusyuvarlak.” Thomas afallamıştı, iğrenmişti fakat tek düşünebildiği oradan bir an önce çıkmaktı. Karanlıktan kurtulmak. “Koşmalıyız,” dedi. “Gitmeliyiz. Hemen.” “Belki de geri dönmeliyiz,” dedi Thomas’ın tanıyamadığı bir ses. “Bu top her neyse Frankie’nin kafasını kopardı, tıpkı yaşlı adamın bizi uyardığı gibi.” “Olmaz,” dedi Minho sinirle. “Olmaz. Thomas haklı. Daha fazla zaman kaybetmemeliyiz. Birbirimizden birkaç adım uzaklaşalım ve koşmaya başlayalım. Eğilin ve eğer başınıza doğru bir şey yaklaşırsa ona vurun.” Kimse tartışmadı. Thom as hemen yemeğini ve suyunu buldu; ardından grup sessiz bir üetişimle, aralarından birbirlerine çarpma­ yacak kadar mesafe bırakarak koşmaya başladı. Thomas bu kez en arkada değüdi, yeniden sıraya girerek zaman kaybetmek istememişti. Tıpkı Labirent’teki gibi elinden geldiğince hızlı koştu. Ter kokusu alıyordu. Sıcak hava tozluydu. Elleri kan yüzünden ıslak ve yapış yapıştı. Her yer karanlıktı. Hiç durmadan koştu. Ölüm topu bir kişiyi daha aldı. Bu kez olay Thomas’m çok yakınında gerçekleşti; daha önce hiç konuşmadığı bir çocuğu öldürdü. Thomas metalin metale sürtünme sesini ve birkaç çıtırtı duydu. Ardından Çığlıklar diğer sesleri bastırdı. Kimse durmadı. Yaptıkları korkunç bir şeydi muhtemelen. Am a hiçbiri durmadı. 89