Test Drive | Page 72

james uasnner durduğun yerden girdik. Dikkat edelim de yeniden o Düz Geçiş denen şeyden geçmeyelim. Herkes sesimi takip edip bana doğru gelsin. Bu tarafa doğru ilerleyip bizi neyin beklediğini görmekten başka şan­ sımız yok.” Bununla birlikte ilerlemeye başladı. Ayak sesleri ve poşetlerin hışırdaması, çocukların onu takip ettiğini gösteriyordu. Thomas en son kendisinin kaldığından ve kimseye çarpmayacağından emin ol­ duğunda sol eliyle soğuk duvara uzandı. Yönünü şaşırmamak için elini duvardan çekmeden, grubun arkasından yürüdü. Kimse konuşmuyordu. Thomas gözlerinin bir türlü karanlığa alışamamasmdan nefret ediyordu; azıcık bile olsa ışık yoktu. Hava serindi fakat eskimiş deri ve toz kokuyordu. Birkaç defa önündeki çocuğa çarptı fakat kim olduğunu bilmiyordu çünkü çarpıştıkları sı­ rada çocuktan hiç ses çıkmamıştı. Tünel sağa ya da sola dönmeden dümdüz ilerlemeye devam etti. Thomas’m duvardaki eli ve zemine değen ayaklan onu gerçekliğe bağlı tutan ve hareket hissi veren tek şeydi. Aksi takdirde boşlukta sürüklendiği ve hiçbir ilerleme kaydetmediği hissine kapılabilirdi. Tek ses, ayakkabılann sert betonda çıkardığı gıcırtı ve Kayranlılann ara sıra duyulan fısıltılanydı. Bitmek bilmeyen karanlık tü­ nelde yürürken Thomas kalp atışlannı duyabiliyordu. Onu Kayran’a getiren, havasız, karanlık Kutu’yu düşünmeden edemedi; o da tıpkı bu tünel gibiydi. Ama en azından bu kez az da olsa hatırlayabildiği anılan ve kim olduğunu bildiği arkadaşlan vardı. En azından bu kez amaçlannı biliyordu; tedaviye ihtiyaçlan vardı ve muhtemelen onu elde edebilmek için korkunç şeyler yaşayacaklardı. Aniden yukandan geldiğini sandığı yoğun bir fısıltı sardı tüneli. Thomas olduğu yerde durdu. Sesin Kayranlılardan birinden gelme­ diğine emindi. 81