Thomas, abartılı bir gülümsemeyle Minho’ya baktı. “İşte, mutlu
oldun mu?”
“Dostum, çok çirkinsin,” diye karşılık verdi Minho.
“Sen öyle diyorsan.”
“Kapayın çenenizi,” diye fısıldadı Newt. “Sanınm zaman geldi.”
Thomas, Minho’nun Fare Adam olarak adlandırdığı yabancıya
baktı, adam ayaklarım yere indirmiş, kitabını masanın üzerine koy
muştu. Çekmeceleri daha iyi görebilmek için sandalyesini biraz geriye
itti ve birini çekip içinde bir şey aramaya başladı. Sonunda içi kâğıt
dolu, kalın bir karton dosya çıkardı.
“Ah, işte burada,” dedi yine genzinden konuşarak; dosyayı ma
sanın üzerine koyup açtı ve önünde duran çocuklara baktı. “Burada
toplandığınız için teşekkür ederim, böylece ben de sizlere söylemem
gereken şeylerden bahsedebileceğim. Lütfen dikkatli dinleyin.”
“O duvar neden var!” diye bağırdı Minho.
i
Newt, Thomas’m yanından Minho’ya uzandı ve koluna bir yum-1
ruk attı. “Sus!”
İ
Fare Adam onlan hiç duymamış gibi konuşmasına devam etti.
“Hepiniz her şeye rağmen gösterdiğiniz olağanüstü yaşama arzusu
sayesinde buradasınız. Kayran’a yaklaşık altmış kişi gönderildi. Yani
sizin Kayranınıza. B Grubu’nda da altmış kişi vardı ama şimdilik
onlan boş verelim.”
Adamın gözleri önce Aris’in üzerinde odaklandı, ardından ya
vaşça kalabalığı taradı. Thomas diğerlerinin bunu fark edip etmediğini
bilmiyordu ama adamın gözlerinde onu tanıdığına dair bir parıltı
olmuştu. Bu ne demek oluyordu?
“Onlann içinden yalnızca küçük bir bölümü hayatta kalmayı
başardı. Yaşadıklannızm çoğu sizin tepkilerinizi ölçmek ve incele
mek içindi; ama zaten bunu şimdiye kadar anladığınızı sanıyorum.
63