Test Drive | Page 52

Thomas dikkatini yeniden yabancıya çevirdi. Hâlâ oturuyor ve kitap okuyordu. Hafif bir sesle sayfayı çevirdi ve okumaya devam etti. Thomas şaşkına dönmüştü; midesi daha fazla yem ek için gurulduyordu fakat yine de kendine engel olam ayarak adam ın yanma doğru ilerledi. Gördüğü o kadar şeyin içinde bu en tuhafıydı. “Dikkat et,” dedi Kayranlılardan biri ama çok geçti. Masanın on adım önünde Thomas görünm ez bir duvara tosladı. Önce burnu çarptı; sanki soğuk cama değmiş gibiydi. Hemen arkasın­ dan vücudunun geri kalanı görünm ez duvara çarparak geriye doğru tökezlemesine neden oldu. İçgüdüsel olarak elini burnuna götürdü ve gözlerini kısıp camı görmeye çalıştı. Fakat ne kadar dikkatli baksa da hiçbir şey görem edi. N e bir | parlama ne yansıma ne de leke vardı. Tek gördüğü havaydı. Tüm bu süre boyunca adam yerinden kıpırdam adı bile, sanki o yokm uş I gibi davranıyordu. Thomas bu kez yavaşça ellerini uzattı ve görünm ez bir... ne? Cam gibiydi; pürüzsüz, sert ve soğuk. Am a orada olduğuna dair hiçbir belirti yoktu. Afallamış bir halde, elini kaldırmadan önce sola, sonra sağa ilerledi. Tüm oda boyunca devam ediyordu; masadaki yabancıya ulaşmalarının imkânı yoktu. Thomas sonunda cama vurm aya b aşladı am a hiçbir şey olmadı. Arkasındaki Kayranlılardan bazıları ve A ris b u n u daha önce denediklerini söylediler. Yaklaşık on adım ilerisindeki tu haf kıyafetli adam b ıkkın bir şekilde iç geçirdi ve ayaklarını masadan indirdi. Kaldığı yeri kaybet­ memek için parmağını kitabın arasına koydu, sinirlendiğini gizlem ek gibi bir çabası yoktu. “Kaç kere söylemem gerekiyor?” dedi adam, genizden gelen sesi soluk yüzü ve sıska vücuduyla uyum içindeydi. V e üzerindeki takımla. O aptal beyaz takım. Garip bir şekilde, aralarındaki bariyer sesinin